MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında... Köyü, 137 ada 4 parsel sayılı 1523,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir.
Davacı Hazine, 3402 sayılı Kanunda açıklanan zilyetlikle kazanım koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini iddia ederek, tesbitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Dava konusu yerde; 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu 22.09.1996 tarihinde, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca yapılan orman kadastro düzeltme çalışmaları 03.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz orman tahdit hattının dışında kalmıştır.
1) Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince:
Hazinenin davası reddedildiği halde, kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücreti hükmedilmemesi doğru değilse de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Buna göre, hükmün 2. paragrafında “tesciline” kelimesinden sonra gelmek üzere “kendini vekille temsil ettiren davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 31. maddesinde sözü edilen ilkeler gereğince takdir edilen 250.- TL vekâlet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy