MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 02.11.2011 tarihli dava dilekçesi ile ... Köyü, 134 ada 1 parsel sayılı 7.472 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olmasına karşın, taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek,dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptali ile bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Dava konusu ... Köyü 134 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı olup, davacı ... Yönetimi maddi hataya düşmüş ve davalının soyadını “...” olarak dava dilekçesine yazmıştır. Mahkemece, davalı olarak belirtilen ... adına dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, ancak, tebligat kişinin tanınmadığı gerekçesi ile iade edilmiştir. Bunu üzerine mahkemece, gerçek malik olan ... oğlu ...'ın adresi kolluk vasıtası ile araştırılmış, ancak, kollukça tesbit edilen bu adrese tebligat yapılmadan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş ve gerekçeli karar kolluk vasıtası ile bildirilen adrese “davalı ...” olarak çıkarılmış ve bu tebligat da iade edilmiştir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmişse de; davacının dava dilekçesinde davalının soyadını yanlış yazması maddi bir hata niteliğindedir. Davacı tarafından yargılama sırasında bu maddi hatanın düzeltilmesi mümkün olup, maddi hatanın düzeltilmesi HMK'nın 124/4. maddesinde belirtilen “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” kabul edilebilir bir yanılgı niteliğindedir. Bu sebeple; mahkemece, davacının maddi hatayı düzelterek doğru kişiye husumeti yöneltmesi sağlanmalı ve kadastro tutanağında yazan “1931 doğumlu ... oğlu İbrahim Yıldız'ın kim olduğu, yaşayıp yaşamadığı yaşamıyor ise,mirasçılarının kimler olduğu, kadastro tutanağında yazan adresinden, gerekirse kadastro tutanağında imzası olan kişilerden de sorulmak sureti ile araştırılmalı ve tesbiti ile işin esasına girilerek karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.