MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 07.01.2010 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkiline miras olarak kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğununu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.
... vekili 28.03.2012 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin dava konusu taşınmazın da bulunduğu Horzum serisi 262 nolu bölümü özel ağaçlandırma için kiraladığını, mahkemece verilen tedbir kararı yüzünden kiralanan yerde müvekkilinin herhangi bir işlem yapamadığını, davacının davaya konu taşınmazı dava tarihi itibari ile kullanmaya başladığını ve müdahalesinin halen devam ettiğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesi istemiyle davalı yanında davaya müdahil olmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında sonuçlanmıştır.
1) Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında orman sayılan ve zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün olmayan yer olması nedeniyle davanın reddine ilişkin hüküm usûl ve kanuna uygun olup yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazları bakımından; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü kapsamında açılan tescil davalarında davalı konumunda bulunanların aynı dava içerisinde Medenî Kanunun 713/6. maddesi hükmü kapsamında karşılık tescil talebinde bulunabileneceği, bu çerçevede davalı Hazinenin tescil talebinde bulunduğu halde, mahkemece bu husus gözardı edilerek Hazinenin tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/12/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy