MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ...Köyü, 110 ada 7, 8 ve 9, 133 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 133 ada 14 sayılı parsel ... adına ve 120 ada 44 sayılı parsel ... ve ... adlarına tesbit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, 110 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, ... ve ... taşınmazların kök murisleri Hami Karsan’dan geldiğini ileri sürerek, miras payı iddiasıyla açtıkları davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 110 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,
Dava konusu 133 ada 14 parselin kadastro tesbitinin iptali ile 7/28 payının Şevkiye Karsan; 3/28'er paydan ..., ... adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı yer 133 ada 13 ve 120 ada 44 sayılı parselin kadastro tesbitlerinin iptali ile 25/28 payın ... adına; kalan 3/28 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından 133 ada 14 sayılı parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, temyize konu 133 ada 14 sayılı parselin tarafların kök murisi ...’dan kaldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, Hamiye Karsan’ın ibraz edilen noter senetleriyle diğer mirasçıların bütün miras paylarını satın aldığı konularında ihtilaf bulunmadığı, ancak, bu taşınmazın mirasçı olmayan ...’a nasıl geçtiği hususu aydınlığa kavuşmadığından bu parselin bütün mirasçılar ile ... adına tesciline karar verilmiş, ise de, mahkemenin kabulü dosyadaki delillere uygun düşmemektedir. Kök muris ...’ın mirasçılarının bütün miras paylarını ...’ya sattığı sabit olduğuna göre, parselde ...’ın payı korunarak payını satan mirasçıların paylarının bu payları satın alan ...’ya verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 23/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy