MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili Av. ... tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkeme hükmü davalı vekiline 18/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 36/A maddesinde öngörülen (7) günlük kanunî süre geçirildikten sonra davalı vekili tarafından 2/8/2013 havale tarihli dilekçe ile aynı gün temyiz harcı yatırılmak suretiyle verilmiştir. Her nekadar, merci tarafından temyiz süresi 15 gün olarak belirtilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2013 gün 2012/19-779 esas 2013/355 sayılı kararında da benimsendiği üzere kanunda açıkça düzenlenen temyiz süresinin merci tarafından değiştirilmesinin mümkün olmadığı ve bunun davalı tarafa yönelik herhangi bir hak doğurmayacağı gözönünde bulundurularak süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra temyiz isteminde bulunulduğundan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, istek halinde harcın temyiz edene geri verilmesine 03/12/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.