(3402 S. K. m. 36/A, Geç. m. 11) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kayalı Köyünde 1989 yılında yapılan kadastro sırasında, 897 parsel sayılı 9500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 4342 sayılı Mera Kanununa göre çalışma yapan Mera Tespit Komisyonunca ilgili parsel mera olarak tespit ve tahdit edilerek tahsis yapılıp ilan edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, 25.11.2009 tarihli dava dilekçesinde; Eşme İlçesi, Kayalı Köyü 897 parsel sayılı taşınmazın mera tespit komisyonu tarafından mera olarak tespit ve tahsis edildiğini, taşınmazın üzerinin orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu ileri sürerek, mera tespit komisyonu tarafından yapılan tespit ve tahsisin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile Uşak İli, Eşme İlçesi, Kayalı Köyü 897 parsel sayılı taşınmazın Uşak Mera Komisyonu tarafından alınan mera tahsis kararının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4342 sayılı Mera Kanuna göre mera tespit komisyonunca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis kararının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu 1989 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Sonuç: İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yazılı biçimde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmaz tapuda kayıtlı olduğu halde tapu kaydının iptaline karar verilmeyip sadece tahsis kararının iptal edilmiş olması, ayrıca, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz. şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır. şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. Bendinde yer alan, mera tahsis kararının ibaresinden sonra gelmek üzere ve tapu kaydının ibaresinin yazılması, ayrıca 4. ve 5. bentlerin hükümden çıkarılarak bunların yerine 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K'nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy