MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ... İlçesi, ... Beldesi, ... Köyü 2288 parsel sayılı 1215 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kısmen yörede ilk kez yapılan ve 13/10/1998 ve 13/04/1999 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen ... kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... niteliğiyle Hazine adına tescili, üzerindeki şerhlerin kaldırılması ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin krokide (B2) ile gösterilen 476,45 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile ... niteliğinde Hazine adına tesciline, davalının bu alanlara elatmasının önlenmesine, tarafların celse esnasındaki hususi beyanları ve dava konusu yer üzerindeki Hazine lehine konulmuş olan 2/A ve 2/B şerhinin kaldırılmış olması hususu da gözönüne alınarak, bu haliyle bu talep yönünden davanın konusunun kalmamış olması nedeni ile bu konuda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kaldırılan şerh tapunun hatası sonucu oluştuğundan davalı Hazine lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/07/2013 tarih 2013/3216 - 7577 sayılı kararı ile (B2) ile gösterilen kısmın ... tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu gerekçesi ile onanmış, ancak elatmanın önlenmesi kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Davalının, elatmanın önlenmesi davası yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın, davalı tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalı tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, ... Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davalının taşınmaza yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş olmasının, usûl ve kanuna aykırı olduğu"na değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, önceki aşamalarda verilip kesinleşen yönlerden yeniden hüküm tesisine mahal olmadığına, aynen geçerliliğine, davacı tarafın men'i müdahale talebinin davalının kayıt maliki olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen ... kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi ve şerhin terkini istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 13.10.1998 ve 13.04.1999 tarihleri arasında ilânı yapılarak kesinleşen ... kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 18/02/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.