MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada kurulan hükmün Yargıtay tarafından incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 30/01/2013 havale tarihli dilekçesinde özetle “... Kadastro Mahkemesinin 1969/138 Esas- 1972/102 Karar sayılı dosyasında müvekkillerin murisi ...'a dava dilekçesi ve diğer dilekçelerin tebliğ edilmediğini, burada yapılan tebligatın Mustafa Kara isimli şahsa yapıldığını, ...'nın da Mehmet ... 'un bacanağı olduğunu bunların yıllardır konuşmadıklarını bu nedenle yapılan tebligatların geçersiz olduğunu kararın yoklukla malul bir karar olduğunu, dilekçe ekinde sundukları belgelerden dava konusu 321 parsel sayılı taşınmazın ... tahdit sınırları içerisinde kalmadığını belirterek eski hale iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece “tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin bir iddianın eski hale getirme talebine konu yapılamayacağı zira eski hale getirme taleplerinin belli bir sürenin elde olmayan sebeplerle geçirilmiş olması yüzünden düşmüş olan hakkın iadesi amacına yönelik bir kanun yolu olduğu yapılan tebligatlar usulsüz ise muhatabın öğrendiği tarih tebliğ tarihi sayılacağı buna göre de temyiz sürelerinin o tarihten itibaren işlemeye başlayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6100 sayılı HMK’nın 95. maddesinde belirtilen eski hale getirme şartlarının somut olayda oluşmadığı belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.