MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ... köyü, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kesinleşen arazi kadastrosu sırasında tespit harici bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... Yönetimi yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz olan taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 29/07/1975 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosunun 1975 yılında yapıldığı, dava konusu taşınmazın 1981 yılında nazım imar planı içine alındığı, taşınmazın nazım imar planına alındığı tarihe kadar geçen zilyetlik süresinin de Medenî Kanunun 713. maddesi uyarınca aranan 20 yıla ulaşmadığı gibi, dava tarihi itibariyle de aranan zilyetlik süresinin davacı yararına oluşmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/02/2016 günü oy birliği ile karar verildi.