MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1965 yılında yapılan kadastro sırasında,... köyü 13 parsel sayılı 11500 m2 yüzölçümlü, tarla ve bahçe nitelikli taşınmaz senetsizden ... adına tespit edilmiş, Orman Yönetimince ve Defterdarlık tarafından yapılan itiraz üzerine, komisyon kararı ile hakimliğin karar vermesine karar verilmiş, ... Tapulama Mahkmesinin 14/08/1970 tarih ve 1969/93 - 1970/106 E.K. sayılı kararıyla taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından kadastro tutanağının iptaline karar verilmiş ve 16/11/1970 tarih ve ve 2165 yevmiye numaralı işlem ile de hükmen ormana terk işlemi yapılarak sayfası kapatılmıştır.
Davacılar vekili, müvekkillerinin Muris ... mirasçıları olduğunu, ... ilçesi, ... 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında adına tescil edilmesi gerekirken hiç bir bedel ödenmeksizin hukuka aykırı olarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmaza ait, davacı müvekkillerinin hissesinin karşılığı olan tazminat alacağının belirsiz alacak yoluyla tespit edilerek 10.000 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte TMK'nın 1007. maddesi gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili ise cevap dilekçesinde 3402 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, yine 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine göre de tapulu gayrımenkullerde tapu sahiplerinin 10 yıllık süre içerisinde dava açma haklarının mahfuz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 03/03/1967 tarihinde kesinleşen tapulama çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, tazminat istemine dayanak yapılan, 13 parsel sayılı taşınmaz 1965 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacıların murisi adına tespit edilmiş olup, Orman Yönetimince tespite yapılan itiraz üzerine Tapulama Mahkemesinin 14/08/1970 tarih ve 1969/93 E. ve 1970/106 K. sayılı kararıyla taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapulama tutanağının iptaline karar verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine tapulama tutanağının iptal edilerek 16/11/1970 tarih ve 2165 yevmiye numaralı işlemle sayfası
kapatıldığından, muris ... adına oluşmuş bir tapu kaydı ile kadastro tespitine esas alınan bir tapu kaydı da bulunmadığından, davacıların korunabilecek bir hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değil ise de hüküm, netice itibariyle doğru görüldüğünden, yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.