Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
ilçesi, sayılı sırasıyla 6883,40 m2, 4695,03 m2 ve 4965,31 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 223 ada 1 parsel 1/3 er hisseli olarak ve ..., 223 ada 2 parsel ..., 223 ada 3 parsel ... adına tespit edilmiştir.
Davacı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece; davanın kabulü ile taşınmazların orman vasfı ile adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
Dava , kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18/09/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.