MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü hudutları dahilinde bulunan sırasıyla 5.898,91 m2, 2.867,38 m2 ve 2.202,20 m2 yüzölçümündeki 3 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlardan 5.898,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yönünden açılan dava hakkında davacı tarafça feragat edildiğinden davanın reddine, fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen diğer çekişmeli taşınmazların ise orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 10/09/1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy