MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın müvekkili tarafından yıllardır kullanıldığını, taşınmazın orman vasfını taşımadığı halde orman olarak tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece orman kadastro çalışmalarının 18.04.2013 tarihinde askıya çıkıp 17.05.2013 tarihinde kesinleştiğini, ancak tapuya henüz tescili yapılmadığından parsel numarası almadığını ve dava konusu yapılan bölüm üzerinde davacının hukuken korunan bir zilyetliği bulunmadığından, orman kadastrosuna itiraz davası açma hakkına da sahip olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 17.149,80 m2 taşınmazın orman vasfı ile aynı ada son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 18/04/2013 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1976 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.