MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davalı borçlu aleyhine 10/06/2010 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün 2010/3618 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini borçlunun 21/06/2010 tarihinde vekili aracılığıyla borca, ödeme emrine, faize ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kat maliklerinin borçlarını düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesi olduğunu, ana gayrimenkulün genel giderlerine katılmayı düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinde olduğunu, davalının esas alacak ve ferileri hakkında yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan tarafına alacağın % 40'ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir.
Davacı vekili 22/12/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali olan davasını alacak davasına dönüştürmüş ve 6.966.00 TL ortak gider alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/251 E. - 2012/479 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; Tarabya Yıldız Evleri İlk Yönetim Toplantı Tutanağı Başlıklı 23/08/2009 tarihli Kat Malikleri Kurulu kararının iptaline karar verildiği, yapılan icra takibinin de bu karara dayanılarak yapıldığı anlaşıldığından ... İcra Müdürlüğünün 2010/3618 Esas sayılı dosyası nedeni ile 6381,00 TL aidat gider alacağı için açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortak gider alacağının tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nın 176. maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Bu çerçevede davacı maddi hatayı düzeltebileceği gibi itirazın iptali davasını ıslah ile alacak davasına dönüştürebilmesi mümkündür. Islahın, bir tarafın tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile yapılması mümkün olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. O halde, mahkemece usûlüne uygun yapılmış ve masrafı yatırılmış ıslah istemine itibar edilerek davanın alacak davası olarak bakılması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy