MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 835 ada, 8 parselde bulunan 444,50 m2 miktarlı taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline ait olup diğer 1/2 hissenin .... ve ....'dan intikal eden hisseler ile ...'a ait olduğunu, taşınmazın ortaklar arasında taksimi mümkün olmadığından açık artırma sureti ile satılarak ortaklığın giderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı vekili tarafından 30/06/2015 tarihli duruşmada, davadan feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden talep eden ....’ın harç yatırıp müdahil sıfatını almadığı ve dosyada tek davalı olduğu anlaşılmakla mahkemece talep eden vekili yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “davacıdan alınarak diğer taraflara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davacıdan alınarak davalıya verilmesine" yazılmak suretiyle ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy