Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davalının tapuda adına kayıt adresindeki tapulu dairelerinin komşusu olduğunu, davalının adı geçen binanın bahçe katında oturduğunu, ortak alan olan bahçe girişini kapattığını ve bu ortak alan olan yere davacıları sokmadığını, ortak alan olan yeri kullanamadıklarını, yönetim olarak buranın tüm hak sahiplerinin kullanım alanı olduğunu ve bahçenin ortak kullanıma açılmasına karar verildiğini, bu nedenlerle; binalarının ortak alanına müdahalenin men' i istenilmiştir.
Mahkemece müdahale teşkil eden yapının davalı tarafından yapılmadığı, 20-25 yıl önce yapıldığı, davalının çok daha sonradan evi satın aldığı, yapının yapılış gayesinin dava konusu yerin bahçe olması sebebiyle apartman sakinlerini koymamak değil bahçenin etrafının boş olması nedeniyle üçüncü kişilere karşı yapıldığı, davalının bu zamana kadar apartman sakinlerine bahçeden çıkın diye herhangi bir sözlü müdahalesinin de bulunmadığı, ayrıca davacılardan davacı sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taşınmazın ortak alanına yapılan müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar yapılan eklentilerin 25 yıl önce yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki;
1-Mahkemece dava dışı maliklerin (18 nolu bağımsız bölümün diğer malikinin) davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra esası hakkında karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması
2-Taşınmaza ait mimari proje, yönetim planı, bu konu ile ilgili alınmış bir karar olup olmadığını belirlemek için kat malikleri kurulu karar defteri ve tüm ilgili evraklar ilgili yerden getirtilip, mimari projeye aykırılık bulunup bulunmadığı yerinde keşif yapmak sureti ile belirlenerek tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/09/2017 gününde oy birliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy