MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında çekişmeli ...mahallesi 179 ada 2 parsel, 334,89 m2 yüzölçümü ve karışık meyve bahçesi vasfı ile davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve çalılık taşlık durumda olduğu iddasıyla, davalı adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ...mahallesi 179 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile 08/11/2014 tarihli orman ve fen bilirkişileri raporu eki krokide (C) harfi ile gösterilen 211,45 m2'lik kısmın karışık meyve bahçesi vasfıyla ve aynı parsel numarasıyla Hazine adına tespit ve tesciline, krokide (A) harfi ile gösterilen 107,52 m2'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 15,92 m2'lik kısmın farklı parsel numaraları verilmek suretiyle bahçe vasfıyla davalı Hüseyin oğlu ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1956 yılında tapulama çalışması yapılmış ve davalı parsel tapulama dışı bırakılmıştır. 1988 yılında ise 6831 sayılı Kanun gereğince orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapılmış ve davalı parsel orman sınırları dışında bırakılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine ve adına tescil kararı verilen kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hükümde taşınmazın “kadastro tespitinin iptaline” karar vermek gerekirken “tespit tutanağının iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün birinci fıkrasındaki “tespit tutanağının” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “kadastro tespitinin” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 25/01/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy