MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan 11/04/2019 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 12/11/2019 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı vekili ..., karşı taraftan davalı ... vekili ...., davalı ..., davalı ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacının tapuda sadece zemin tek kat olarak görünen ancak aslında zemin artı 3 kattan ibaret “Yeni Hazain Pasajı” isimli taşınmazda hak sahibi olduğu, bu taşınmazın, 1969 senesinde, 6 katlı işhanı projesi üzerinden yapımına başlanılmış, 1972 yılına kadar inşaat devam etmiş, zemin katta 22 adet dükkan inşa edildiğini, 15.11.1983 tarihinde taşınmazda mevcut zemin kat ve 22 bağımsız bölümü olan yapıda kat mülkiyeti şartlı olarak, fiili durum akit tablosunda ve projenin arka yüzünde belirtilmek suretiyle, sonradan inşa edilecek katların bu kapsam içine alınması koşulu getirilerek, “şimdilik” ibaresi düşülerek tesis edildiğini, 1984-1986 yılları arasında inşaat izni alınarak, aslen 5 katlı yapı projesi olan taşınmazda, proje çerçevesinde 1. 2. ve 3. katlar da inşa edilmiş; her katta 17 adet dükkan vasıflı bağımsız bölüm olmak üzere toplam 51 dükkan ilavesi daha yapıldığını, 5. katın ilavesinden vazgeçilerek çatının kapatıldığını, nihayetinde 1986 tarihinde ve ilerleyen zamanlarda belediyeden kısım kısım iskan ruhsatı da alındığını, 1986 tarihinden bu yana, kat mülkiyeti tesisinden sonra taşınmazda inşa edilen ilave 3 katta toplam 51 adet dükkan vasfındaki bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyeti tesis edilememiş olup taşınmazın halen tapu kayıtlarında sadece zemin katta 22 adet bağımsız bölümden ibaret olarak göründüğünü, davacının, 1986 senesi akabinde kat mülkiyeti tesisi ile taşınmazların taksim edilerek malikleri adına tescilini talep etmişse de çeşitli anlaşmazlıklar ve haksız gerekçelerle bu işlem 40 yıldır yapılmadığını, Hak sahibi olan taraflarca taşınmazda fiili bir taksim yapılmış olup davacıya 1, 2, ve 3. katlarda sağ köşeye isabet eden her katta iki adet olmak üzere, 1. kat 23, 28, 2. kat 40, 44 ve 3. kat 57,61 nolu 6 dükkan düştüğünü, hatta o dönem taşınmazda hak sahibi olan bütün maliklerce rızai taksim protokolü ve noterde taksim anlaşması yapıldığını, kat mülkiyeti tesisi için imzalanması zaruri olan yönetim planı dahi imzalanarak dosyasına sunulduğunu, ancak gerek başvuru tarihinde ve gerekse de ilerleyen zamanlarda hak sahibi olan tarafların tapuda gerçekleştirmeleri gereken işlemleri tamamlamamalarından dolayı kat mülkiyeti tesis edilemediğini, davacının 1986 senesi akabinde kat mülkiyeti tesisi ile taşınmazların taksim edilerek malikleri ad tescilini gerek mahkeme yoluyla ve gerekse de malikler arasında uzlaşma yoluyla talep etmişse de çeşitli anlaşmazlıklar ve haksız gerekçelerle bu işlem 40 yıldır yapılmadığını, bu süreçte davacının, noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi ve tapuda gerçekleştirilen satış işlemi ile sadece zemin katta bulunan 3 adet dükkanının çıplak mülkiyetini ... isimli davalıya 1999 tarihinde satmış olmakla birlikte; bu satış sözleşmeleri içeriğinden ve iskan belgelerinden de anlaşılacağı üzere üst kattaki 6 dükkanda hak sahipliğinin halen devam ettiğini, bu nedenle, KMK hükümleri çerçevesinde fiilen 1982 senesinden beri mevcut olan ancak tapuda kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği için resmi olarak kayıtlı olmayan 3 katta toplam 51 adet dükkanın hak sahiplerinin, 40 yıldır KMK hükümleri çerçevesinde uzlaşarak tapuda kat mülkiyeti tesis edemedikleri nazara alınarak hakimin müdahalesi suretiyle kat mülkiyeti tesis edilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine ....Dairesi 2019/231 Esas- 2019/294 Karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar vermiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hakimin müdahalesi istemine ilişkindir.
Sonuç: Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelemesinden, davacının anataşınmazın mevcut kat mülkiyetinin sona erdirilmesi ile yeni oluşan bağımsız bölümlerin de tapuya tescil edilerek tekrar kat mülkiyeti kurulmasını talep ettiği ve anataşınmazda kat maliki olmadığı anlaşılmakla , dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere ve HMK'nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin , istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK'nın 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, temyiz isteminin duruşmalı yapılması nedeni ile Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 2.037,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...’den alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 12/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.