(818 S. K. m. 101, 365) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39, 40)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sakarya Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.11.2001 gün ve 2000/1022 E. 2001/895 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04.07.2002 gün ve 2002/1400-3690 sayılı ilamı ile; (...Dava, eser sözleşmesine dayalı fiyat farkı alacağının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davalı alacağın dayanağı olmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 5.4.2000 tarihli 3 ayrı sözleşmeyle onarım işini yükümlenmiştir. İhaleler, 1999 yılı Bayındırlık birim fiyatları üzerinden hesaplanan keşif bedellerine göre yapılmış ve davacının 08.03.2000 tarihli teklif mektupları uygun görülmüştür. Sözleşmelerde 88/13181 sayılı kararname hükümlerinin uygulanmayacağı da ayrıca belirtilmiştir. Görülüyor ki, davacı 1999 yılı birim fiyatlarıyla ve fiyat farkı olmaksızın 2000 yılında onarım işlerini yapmayı teklif etmiş ve idarece tenzilat oranı kabul edilerek ihaleler yapılmıştır. Bu durumda davacının işlerin 2000 yılında yapıldığı, fiyat farkı verilmesi iddiasının hukuki dayanağı olmadığı açık ve seçiktir. Basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olan davacı bunları, bilmek durumundadır. O halde davanın tümüyle reddi yerine, bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise; ihaleler 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmış olup, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi yasanın doğal eklerindendir. Davacının şartnamenin 39. ve 40. maddelerinde tarif edilen biçimde ara ve kesin hakedişlere itirazı olmadığı dikkate alınmadan ve BK'nın 101. md'ye aykırı olarak dava tarihi yerine işin teslim tarihinden faiz başlatılması da yanlış olmuştur...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; yanlar arasında düzenlenen sözleşmelerin idarece belirlenen keşif bedeli üzerinden, davacı tarafından teklif edilen tenzilat oranı kabul edilerek Borçlar Yasasının 365. maddesine göre maktu olarak belirlenmiş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.06.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy