(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sakarya Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.4.2002 gün ve 2000/1030 E. 2002/300 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 20.1.2003 gün ve 2002/7717 E. 2003/386 K.sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, davalıların işvereni ve müteahhidi olduğu su şebekesi altyapı çalışmaları esnasında, müvekkili şirkete ait yer altı kablolarına hasar verildiğini ileri sürerek, davacı şirket zararı olan (31.488.606.000)- liranın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İller Bankası Genel Müdürlüğü vekili, bankanın belediye meclisinin verdiği yetkiye müsteniden Adapazarı İçme Suyu İnşaat işini belediye adına ve hesabına ihale makamı sıfatıyla yürüttüğünü, zararın deprem nedeniyle oluştuğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ecetaş İnş. San ve Tic.A.Ş. vekili, zararın 17 Ağustos tarihinde meydana gelen depremden kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davaya konu hasarın depremden kaynaklandığı, müteahhit firma çalışmaları esnasında davacıya ait tesise her hangi bir zarar verilmediği, davalı bankanın ise ihalenin finansörü konumunda olup, kendisine kusur izafesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Ancak, dava haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, zararın davalı şirket tarafından yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu konuda, davadan önce alınan tespit dosyası bilirkişi raporu ile yargılama esnasında alınan bilirkişi raporları arasında zararın nedeni konusunda mübayenet söz konusu olduğundan, anılan mübayeneti gidermek amacıyla mahallinde keşifte yapılmak suretiyle alınacak bilirkişi raporuyla zararın nedeninin açıkça ortaya konulması gerekirken, yazılı şekilde ve noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların işvereni ve müteahhidi olduğu su şebekesi alt yapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait yer altı kablolarına hasar verildiğini ileri sürerek şirket zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı İller Bankası Genel Müdürlüğü vekili, bankanın belediye meclisinin verdiği yetkiye dayanılarak Adapazarı İçme Suyu İnşaat işini belediye adına ve hesabına ihale makamı sıfatıyla yürüttüğünü, zararın deprem nedeniyle oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ecetaş İnş.San. ve Tic. A.Ş. vekili, zararın 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremden kaynaklandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, "bilirkişi raporuna göre, davaya konu hasarın depremden kaynaklandığı, müteahhit firma çalışmaları sırasında davacıya ait tesise zarar verilmediği, davalı bankanın ise ihalenin finansörü konumunda olduğu, kendisine kusur yüklenemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine yukarıda belirtilen nedenle Özel Daire'ce bozulmuştur.
Mahkemece, "hükme esas bilirkişi raporunun ehliyetli kişilerce detaylı inceleme sonucu verildiği, dava konusu bölgenin kazılmasının ve yeniden eski hale getirilmesinin maliyetinin çok yüksek olacağı, trafiğin yoğun olduğu bölgede kazılmak suretiyle keşif yapılmasının hayatı felce uğratacağı, bozma kararında belirtilen şekilde bir inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı" gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Olay yeri, Adapazarı'nın trafiğin en yoğun olduğu yerde bulunduğundan kazı yapılmak suretiyle keşif yapılmasının mümkün olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerindedir.
Ne var ki, hükme esas bilirkişi raporunda hasarın depremden kaynaklandığı, davalıların haksız eylemlerinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosyadaki 20.04.2001 tarihli Sakarya İl Telekom Müdürlüğünün yazısında, dava konusu hasarın meydana geldiği yerde 17.08.1999 tarihli deprem nedeniyle Telekom yer altı şebekesinde ve kablolarında herhangi bir hasarın oluşmadığı, söz konusu yerde 01.12.1999 tarihinde su şebekesi çalışmaları yapılırken hasarın meydana geldiği bildirildiği halde bu husus yeterince irdelenmemiştir.
Öte yandan, raporu düzenleyen bilirkişiler İnşaat Yüksek Mühendisi, Elektronik Yüksek Mühendisi ve Elektronik-Haberleşme Mühendisi olup, deprem konusunda uzmanlıkları bulunmadığından bilirkişilerin ehliyetli olduğundan söz edilerek bu raporun hükme esas alınmış olması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, deprem konusunda uzman Jeofizikçi, Jeolog ve İnşaat Mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetine kazı yapılmaksızın olay yeri gösterilmek, dosyadaki tüm yazışmalar, tutanaklar, krokiler, fotoğraflar, su ve telefon şebekesi güzergahları, deprem fay hatları da gözönünde tutulmak suretiyle detaylı bir rapor düzenlemelerini sağlamak, oluşacak çelişkileri gidermek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen şekilde düzenlenmemiş bir rapor esas alınarak ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy