(818 S. K. m. 60) (4721 S. K. m. 683)
Taraflar arasındaki haksız elatma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Geyve Asliye Hukuk Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 04.04.2001 gün ve 2000/143 E. 2001/72 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.05.2002 gün ve 2002/1349-5941 sayılı ilamı ile; (...Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı kamu kurumu mülkiyetinde bulunan yerden kaçak olarak alınan kumun bedelinin ödetilmesini talep etmiştir. Davacının arzın sahibi olarak kaçak kum alınması nedeniyle haksız el atmanın önlenmesi, zararın tazmini ve eski hale getirme bedelini isteme hakkı vardır. Bu kalem isteklerden birini veya birkaçını talep etmek davacının seçeceği bir yöntemdir. Davacı seçimlik hakkını kullanarak tazminat istediğine göre talebin zamanaşımına uğradığından sözedilemez. Kaldı ki davacı bir kamu kurumu olduğundan bu tür kurumların uğradıkları zararın giderimi için yetkili makamın oluru gerekir. Zamanaşımının başlangıcı için zararın öğrenilmesi yeterli olmayıp yetkili makamın olur vermesi gerektiğinden ve somut olayda yukarıda açıklanan şekilde yetkili makamın oluru bulunmadığından da zamanaşımı dolmamıştır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; zararın Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/21 E, 2000/80 K. sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen 21.02.2000 tarihli rapor ile belirlenmesine, bu tarihten dava tarihine kadar 1 yıllık sürenin dolmamış bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy