(1479 S. K. Ek. m. 6) (YİBK. 22.03.2002 T. 2000/2 E. 2002/1 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 8.12.2002 tarih ve 2000/773-2002/589 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Ankara-Yenişehir Şubesindeki müvekkili kurum hesaplarına tahakkuk ettirilmesi gereken vadesiz mevduat faizlerinin noksan tahakkuk ettirildiğini, süresi içerisinde havale edilmeyen veya hesaba geçirilmeyen meblağların bulunduğunu, bu alacakların vadesiz mevduat faizi 1479 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesindeki vadeli mevduat faizi ve reeskont faizi ile birlikte isteme rağmen ödenmediğini ileri sürerek, toplam 3.615.659.367 TL.nin vadesiz mevduat faizi, 1479 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi gereğince vadeli mevduat faizi ve reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2000/2 Esas, 2002/1 Karar, 22.3.2002 günlü kararı gereğince, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi olduğunun belirtilmesine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı vekili yararına karar tarihindeki Avukatlık asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 122.447.000 TL. + KDV. nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı vekiline verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun Ek 6. madde hükmüne ilişkin olarak, Y.İ.B.H.G.K.'nca, 22.3.2002 tarih ve 2000/2-2002/1 sayı ile;
a- Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına 15 gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri taktirde, gecikilen süreyle orantılı olarak, devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi de kuruma öderler, maddesi uyarınca, Bağ-Kur'un sadece bankadan faiz talep etmeleri için açılacak bu tür davalara İş Mahkemelerinin bakacağına,
b- Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarını 15 gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri taktirde kurum ile olan anlaşmalardan ve diğer kanunlarda kayıtlı haklardan doğan alacaklarını, tazminatlarını başkaca bir husus katmadan istemeleri halinde veya bu alacakları ve tazminat talepleri ile birlikte gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi ile birlikte dava yoluyla talep etmeleri halinde bu tür davalara genel mahkemelerce bakılacağına, karar verilmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçiminin yukarıdaki sonuçlardan ikincisine uyduğu dikkate alınarak, mahkemece, esasa girilip, sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy