(6831 S. K. m. 25, 91, 111) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (2873 S. K. m. 3, 22) (Milli Parklar Yönetmeliği m. 9, 26) (3 CD. 20.03.2000 T. 2000/2083 E. 2000/3077 K.)
Dava: Kaçak orman emvali kesmek, işgal ve faydalanma suçlarından sanık Hamza Şen'in dikiliden ağaç kesmek suçundan 6831 sayılı Yasanın 91/1-3, TCY. nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 1.933.333 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, tazminat ve ağaçlandırma giderine hükmedilmesine, işgal ve faydalanma suçundan ise 6831 sayılı Yasanın 93/1, TCY. nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 750.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezaların ertelenmesine ilişkin Sütçüler Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.7.1999 gün ve 54/46 sayılı hüküm katılan idare temsilcisi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nce 20.3.2000 gün ve 2083/3077 sayı ile;
10.11.1998 tarihli Olimpos, Beydağları Milli Park Müdürlüğü yazılarında suça konu Sanlı yaylasının 12.12.1973 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak ilan edilen Milli Park sınırları içinde kaldığının bildirilmesine, keşif bilirkişisi raporunda da yayla evinin aynı zamanda memleket haritasında orman olarak gözüken saha içinde kaldığının belirlenmiş olmasına ve orman sınırı içinde kalan Milli Parklarda Resmi Gazetede ilanın yeterli olup ayrıca sanığın kayıtlı olduğu Beydilli köyünde de ilan edilmiş olması koşulu bulunmadığına göre sanığın inşaatta kullandığı emvali civar ormandan temin ettiği yolundaki savunması karşısında Milli Park sınırı içinden temin edildiği kesin olarak anlaşılamadığından 91/5. madde kapsamında kalan eylemi ile ilgili olarak Yasanın 111. maddesinin uygulama olanağı mevcut değil ise de; işgal eylemi ile ilgili olarak kurulan hükümde verilen cezanın Orman Yasasının 111. maddesi ile bir misli artırıma tabi tutulması gerektiği gözetilmeyerek sanığa noksan ceza tayini isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel mahkeme 19.7.2000 gün ve 69/60 sayı ile;
İşgal edilen orman alanının 12.12.1973 tarihli Bakanlık oluru ile Orman Kanunu'nun 25. maddesine göre Milli Park olarak ayrılan Köprülü Kanyon Milli Parkı hudutlarında kaldığı, Orman Yasası'nın 111. maddesinin uygulanabilmesi için ilgili kasaba ve köylerde ilan yapılmasının zorunlu olduğu ancak suça konu yeri mülki hudutlarında barındıran Beydilli Köyünde bu kararın ilan edilmediği, bu nedenle olayda 6831 sayılı Yasanın 111. maddesinin uygulanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle işgal ve faydalanma suçu yönünden önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yerel C.Savcısı ile katılan idare vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 24.2.2001 günlü bozma isteyen tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığa işgal ve faydalanma suçundan dolayı verilen cezanın 6831 sayılı Yasanın 111 inci maddesi uyarınca artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına göre;
Sanığın Sütçüler ilçesi Beydilli köyü mülki hudutlarında kalan ormanlık alandan 150 m2 yüzölçümlü bir bölümün etrafını çevirerek hayvan barınağı haline getirdiği, suça konu bu yerin 6831 sayılı Orman Yasasının 25. maddesine göre Orman Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Orman Bakanlığının 12.12.1973 günlü oluru ile milli park olarak ayrılmasına karar verilen Köprülü Kanyon Milli Parkı sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemenin Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü, Antalya Olimpos Beydağları Milli Park Müdürlüğü ve Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü ile yaptığı yazışmalara verilen yanıtlardan, suça konu yerin milli park olarak ayrılmasına ilişkin kararın Beydilli köyünde ilan edildiğine ilişkin bilgi ve tutanak bulunmadığı tespit edilmiş, sanık ise savunmalarında bu yerin milli park olduğunu bilmediğini ileri sürmüştür.
Somut olayda Orman Yasası'nın 111. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilebilmesi için konu ile ilgili hukuki düzenlemelerin incelenmesi gereklidir.
Orman Yasası'nın 111 nci maddesinde, Bu kanunun 3 üncü maddesiyle orman rejimi altına alınan yerlerde ve 23, 24, 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı ve milli park olarak ayrılmış ormanlarda, ormanlara müteallik suçları işleyenlerin müstahak olacakları ceza iki misli olarak hükmolunur. kuralına yer verilmiştir.
Köprülü Kanyonun Orman Bakanlığının oluru ile milli park olarak ayrılmasına karar verildiği 12.12.1973 tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle, 6831 sayılı Orman Yasası'nın 25 inci maddesi; ormanları ve orman rejimine giren sahaları maddede belirtilen amaçlarla milli park olarak ayırma yetkisini Orman Genel Müdürlüğüne vermiş ve yine bu gibi sahaların ayrılma esaslarının muhafaza ormanları hükümlerine tabi olacağını kurala bağlamıştır.
Yine 22.2.1973 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 1986 yılına kadar yürürlüğünü koruyan Milli Parkların Ayrılma, Planlama, Uygulama ve Yönetimine ait Yönetmelik ise, Orman Yasası'nın 25. maddesi hükümleri uyarınca ormanların ve orman rejimine tabi tutulacak sahaların milli park olarak ayrılması, planlanması, uygulama ve yönetimine ilişkin hükümler içermektedir. Bu yönetmeliğin 8. ve 9. madde hükümleri, özel mülkiyete konu araziler dışında kalan, mülkiyeti Devlete ait ormanlar ile mülkiyeti Devlete ait olup ta orman rejimine tabi kılınması gereken sahaların milli park olarak ayrılmasına Orman Genel Müdürlüğünün önerisi ve Orman Bakanlığı'nın oluru ile karar verileceğini öngörmekte, ancak özel mülkiyetteki arazilerin milli park olarak ayrılması işleminin Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılacağını belirtmektedir. Aynı Yönetmeliğin 17. maddesi ise Milli Park olarak ayrılan sahaların sınırları, o yerde çıkan gazete ile ilan olunur ve durum o yerin idare amirlerince ilgili köylere kadar duyurulur. İlan tutanakları merkeze gönderilir. hükmünü taşımaktadır.
Köprülü Kanyon'un milli park olarak ayrılmasından yaklaşık on yıl sonra 11.8.1983 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 2873 sayılı Milli Parklar Yasası ile yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip tabiat parçalarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin hukuki esaslar konulmuş, tabiat parçalarına; milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları şeklinde ayrımlar getirilmiştir. Milli park alanlarının belirlenmesi ise aynı Yasanın 3. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre milli park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar, bazı bakanlıkların olumlu görüşü alınarak Orman Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile milli park olarak belirlenir.
2873 sayılı Milli Parklar Yasası'nın 22. maddesine dayanılarak çıkartılan ve 12 Aralık 1986 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, amacı 2873 sayılı Milli Parklar Yasası ile 6831 sayılı Orman Yasası'nın 25 inci maddesinin uygulanmasını düzenlemek olan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 26 ncı maddesi ile, Milli Parkların Ayrılma, Planlama, Uygulama ve Yönetimine Ait Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Halen de yürürlükte bulunan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 9. maddesi ise Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları, kanunun 3 üncü maddesinde açıklanan esaslara göre tayin ve tespit edilen yer ve yörelere dair uygulama statüleri ve sınırları mahallen duyurulur. hükmünü taşımaktadır.
Görüleceği üzere, orman alanlarının milli park olarak ayrılmasına ilişkin hüküm içeren 6831 sayılı Orman Yasası'nın 25 inci maddesinin uygulama esaslarını belirlemek için çıkarılan yönetmeliklerden, gerek Köprülü Kanyonun milli park olarak ayrıldığı tarihi de kapsayacak şekilde 22.2.1973 ile 12.12.1986 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Milli Parkların Ayrılma, Planlama Uygulama ve Yönetimine Ait Yönetmeliğin 17 nci maddesinde, gerekse sonradan 12.12.1986 tarihinde yürürlüğe girmiş olup halen de yürürlükte bulunan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinde benzer biçimde, milli park olarak ayrılan yerlerin sınırlarının mahallinde duyurulması zorunluluğu getirildiğine göre, orman suçlarının milli park dahilinde işlenmesi halinde Orman Yasası'nın 111 inci maddesiyle uygulama yapılabilmesi için milli park statüsü ve sınırlarının mahallen duyurulması zorunludur.
Bu itibarla, sanığın işgal ettiği orman alanı Köprülü Kanyon Milli Parkı dahilinde kalmakta ise de, Köprülü Kanyon Milli Parkının statüsü ve sınırlarının yönetmelik hükümlerine uygun şekilde işgal suçuna konu orman arazisinin mülki hudutlarında bulunduğu Beydilli köyünde duyurulduğunun belirlenmemesi nedeniyle sanık hakkında Orman Yasası'nın 111 inci maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu hususa ilişen Yerel Mahkeme direnme hükmü isabetli olup onanmasına ve her iki suça ilişkin uygulama doğru bulunduğundan dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2001 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy