(1086 S. K. m. 275, 281, 283) (818 S. K. m. 51)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Amasya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 26.6.2002 gün ve 2000/31 E. 2002/230 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2002 gün ve 10019-14680 sayılı ilamı ile; (... Davacı, ita amiri, tahakkuk memuru, satın alma komisyonu başkanı ve üyeleri olan davalıların ihale ile alınması gereken ihtiyaç malzemelerini parçalara bölerek pazarlık yoluyla alım yaparak idare zararına yol açtıklarını belirterek uğranılan idare zararının ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, alımlarda usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece istem reddedilmiş; kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden satın alma ve ödemelerden sorumlu bulunan davalıların; ihale usul ve esaslarına uygun olarak açık artırmaya çıkartılarak alınması gereken ihtiyaç malzemelerini, pazarlık yöntemiyle satın almaya uygun olacak biçimde ve usulsüz olarak parçalara ayırıp pazarlıkla satın almaları sonucu idarenin zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, zararın kapsamı belirlenerek davalıların sorumluluğu yönünde hüküm kurulmak gerekirken, somut olaya, Devlet adına yapılacak alımlarda uyulması gereken yönteme uymayan bilirkişi raporlarına göre istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı Sağlık Bakanlığı, satın alma komisyonunda bulunan davalıların A. Devlet Hastanesi'nin 1998 yılı ihtiyacı olan tüketim malzemesi ve ilaç alımlarında usul ve esaslara uymayarak ihtiyaç malzemelerini parçalara bölüp pazarlık yoluyla alım yaptıklarını, ilaçları depo yerine eczanelerden aldıklarını ve bunun sonucu olarak idare zararına yol açtıklarını belirterek uğranılan zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ise alımlarda usulsüzlük bulunmadığını, idarenin zarara uğramadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemenin, bilirkişi raporlarında davalıların gerçekleştirdiği satın almalar ile davacı kurumu zarara uğrattıkları iddiasının haklı bir nedene dayandırılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, Özel Dairece yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Yerel mahkeme ile Yüksek Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınıp alınamayacağı noktasındadır.
Mahkemenin hükme esas aldığı 5.11.2001 tarihli ve 10.5.2002 tarihli her iki rapor da soyut nitelikte denetime elverişli olmayıp zararın varlığı veya yokluğunu tespit edecek yeterlilikte bulunmamaktadır.
O halde zararın doğup doğmadığı hususunun tam ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir açıklıkta saptanabilmesi için mahkemece yapılacak iş; tarafların iddia ve savunmaları ile dosya ekinde bulunan üç klasörden ibaret deliller ve müfettiş raporu da dikkate alınarak dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir bilirkişi raporu almaktır.
Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişi raporu alıp sonucuna göre karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak önceki kararda direnilmesi doğru değildir. Usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 31.3.2004 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy