(2918 S. K. m. 36) (1479 S. K. m. 63) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 2.İş Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 5.6.2001 gün ve 2000/320 E. 2001/144 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 5.7.2001 gün ve 2001/4750 E. 5332 K.sayılı ilamı ile; ( ...Bozma kararına uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir. Zira bozma kararında açıkça iddia edilen sertifikanın sürücü ehliyeti yerine geçmediğine değinilmiş ve ehliyetname yoksa davalının kusurlu kabul edileceği ve kusur oranı bakımından inceleme yaptırma gereğine değinilmiştir. Mahkemece, olaydan evvel sürücünün ehliyetnamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın şayet ehliyetnamesi yoksa bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş bulunulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemeler üzerine uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı Bağ-Kur vekili, kurum sigortalısı Mehmet Y.'ın 11/6/1997 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu öldüğü, bu nedenle eşi ve çocukları olan hak sahiplerine gelir bağlandığını, peşin sermaye değeri olan 2.900.000 TL.nin, araç sahibi davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; araç sahibi davalı, olayda kusuru olmadığı için davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibi davalının gerek araç maliki sıfatıyla, gerekse aracını ehliyeti bulunmayan bir kişiye kullandırması sebebiyle kendisine yüklenen araç ile ilgili gözetim ve özen borcunu yerine getirmediğinden dolayı kusurlu olduğu ileri sürülerek davacı kurum alacağının 67.190.951 TL.lık kısmı için Kocaeli 2.İş Mahkemesine 1999/261 E. Sayılı dosya üzerinden açılan davanın, davalının kabulüyle sonuçlandığı, getirtilen dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yukarda belirtilen ilk dava, kısmi davadır. Kesin hüküm teşkil eden husus, oradaki müddeabih ile ilgilidir. Davalı, sigortalı olan Mehmet Yaşar'a ehliyetsiz araç kullandırmıştır. Bağ-Kur Yasasının 63.maddesine göre kurumun sigortalının ailesine ödediği miktarı, ehliyetsiz kişiye araç kullandırmak suretiyle eylemi suç teşkil eden kişiden tahsil etmesi mümkündür.
2918 sayılı Yasanın 36.maddesine göre, ehliyetsiz kişiye araç kullandıran kişinin eylemi suç teşkil etmektedir.
O halde Bağ-Kur Yasasının 63.maddesinin şartları oluştuğundan,kısmî davada kesinleşen hususlar ve yukarıda yazılı ilkeler gözönünde bulundurularak, uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, davalı araç sahibinin kusur oranı belirlenmelidir.
O halde, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy