(2004 S. K. m. 105, 143, 277)
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 03.04.2002 gün ve 2000/352 E. 2002/250 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 10.10.2002 gün ve 2002/3477-4532 sayılı ilamı ile;
(...Taraflar arasındaki uyuşmazlık İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları elinde geçici (md.105) veya kat'i (md.143) aciz vesikası bulunan alacaklılar açabilir. Somut olayda, icra dosyasında yer alan haciz tutanakları İİK.'nun 105. maddesinde öngörülen geçici aciz vesikası niteliğinde bulunmamaktadır. İcra Müdürü'nün düzenlediği Borç ödemeden -geçici- aciz belgesi başlıklı belge de İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin icra müdürüne düzenleme yetkisi verdiği belgeler arasında sayılmadığından yok hükmündedir. Hal böyle olunca, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi yerine, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme, icra takip dosyalarındaki haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu ve böylece dava şartının gerçekleşmiş bulunduğu, dava konusu tasarrufun tarihi itibariyle iptal koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; Özel Daire yukarıdaki gerekçeyle hükmü bozmuştur.
Bozmadan sonra davacı vekili icra takip dosyasından aldığı kesin aciz belgesini dosyaya sunmuş; Yerel Mahkeme, bozmadan sonra elde edilip, sunulan bu belgeye dayalı olarak önceki kararında direnmiştir.
Bozma ilamı, davacının elinde İcra ve İflas Kanunu'nun 105. ve 143. maddeleri anlamında geçici veya kesin aciz belgesi bulunmadığı, dolayısıyla dava şartının oluşmadığı gerekçesine dayalı olduğuna ve direnme gerekçesi de sonradan sunulan kesin aciz belgesine dayandırıldığına göre; ortada bir direnme kararı değil, bozmadan sonra dosyaya sunulan kesin aciz belgesi esas alınmak suretiyle kurulmuş yeni bir hüküm bulunmaktadır.
Bu durumda, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi .(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy