(3402 S. K. m. 4) (3533 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "Vasıf Değişikliği Tapu İptal ve Tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Pazar Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.05.2001 gün ve 2000/44 E., 2001/32 K. sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2001 gün ve 2001/7430 - 7762 sayılı ilamı ile; ( ...Kadastro sırasında Ballıca Köyü 114 ada 25 parsel sayılı 10.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve vasıf değişikliği istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılıp, kesinleşmiştir.
Dava, Hazine ile Orman Yönetimi arasında Hazine adına ham toprak niteliği ile yazılı bulunan 114 ada 25 parselin vasfının değiştirilmesi, orman olarak Hazine adına tescili istendiğine göre, dava aynı zamanda tapu iptali ve tescili de içermektedir.
Genel mahkemede açılan davada, taraflar 3533 sayılı yasa kapsamında kalan kamu tüzel kişileri olup, aynı yasa gereğince uyuşmazlığın hakem sıfatıyla çözümlenmesi gerekir. Hakem sıfatıyla oluşan mahkemeler iptal ve tescile karar veremeyeceklerinden, davadaki tapu iptali ve tescil istemi elde tutulup, bu yönde yargılama durdurulmalı, taşınmazın vasıf ve niteliğinin belirlenmesi yönünden ise; uyuşmazlığın bu yer yüksek dereceli hakiminde, hakem sıfatıyla uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmelidir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Bu hususun göz ardı edilerek işin esasına girilip, karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır hüküm bozulmalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy