(3402 S.K. m.13)
Dava: Taraflar arasındaki "Kadastro tespitinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Saraykent Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.4.2002 gün ve 2000/46 E. 2002/7 K. sayılı kararın incelenmesi Davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 21.2.2003 gün ve 2002/4843 E. 2003/427 K. sayılı ilamı ile; ( ...Kadastro sırasında 227 ada 1 parsel sayılı 8115.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hayrettin İlksoy, taşınmaz üzerinde ev, ahır, samanlık ve müştemilatının olduğunu, 20 yılı aşkın zilyet olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 21.5.2001 günlü teknik bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen mavi boyalı 4126.33 m2 lik bölüm davacıya isabet edecek hisse oranında müşterek malik olarak tarla niteliği ile davacı adına, 3989.17 m2 lik kısım davalıya isabet edecek hisse oranında müşterek malik olarak tarla niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tespite dayanak yapılan hazineye ait tescil davası sonucu oluşturulan 1990 tarihli tapu kaydının kapsamında kaldığı, toplanan delillerle saptanmıştır. Davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin 1978 yılında başladığı anlaşılmıştır. Bu tarihten hazinenin tapusunun oluştuğu 1990 yılına kadar 20 yıllık süre dolmamıştır. 1990 yılından tespitin yapıldığı tarihe kadar sürdürülen zilyetlik hukukça değer taşımaz. Bu durumda taşınmazın tamamının hazine adına tesciline ve tespit tarihinden önce davacı tarafından yapıldığı belirlenecek olan yapı ve ağaçların muhdesat olarak beyanlar hanesinde davacı adına yazılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5.5.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy