(1086 S. K. m. 429) (18.HD. 08.05.2000 T. 2000/5118 E. 2000/5496 K.)
Dava: Taraflar arasındaki soyadı düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27/3/2000 gün ve 1999/723-2000/185 sayılı kararın incelenmesi Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 8/5/2000 gün ve 2000/5118-5496 sayılı ilamı ile; (
Dava dilekçesinde, davacının 35 sene Kamışlı soyadı ile tanındığı, sonradan soyadının Yılmaz olarak değiştirildiği davacının yeni soyadının yadırgandığı ve üzüntüsüne neden olduğu belirtilerek, soyadının yeniden Kamışlı olarak değiştirilmesine karar verilmesi istenmiştir.
Davacı soyadı Kamışlı iken bu soyadının alay konusu ve müstehcen olduğunu, kulağa hoş gelmediğini ileri sürerek çevrede de soyadının Yılmaz olarak bilindiğini belirtip soyadı değişikliği için dava açmış ve bu dava kabul edilerek kesinleşmiş bulunan hüküm nüfus idaresinde infaz edilmiştir.
Davacının Kamışlı soyadını değiştirirken mevcut olduğunu ileri sürdüğü gerekçeler halen aynen geçerlidir. Diplomasında, terhis belgesinde, pasaportunda değişiklikten önce alınması sebebiyle Kamışlı soyadının bulunması, soyadın değiştirilmesine kalkışırken bu tür zorluklarla karşılaşacağının bilinmesi nedeniyle yeni bir değişiklik için gerekçe olarak kabul edilemez. İlk soyadı değişikliğinde davacının Yılmaz soyadı ile tanınıyor olması gerekçe gösterilirken temyiz konusu kararda davacının Kamışlı soyadı ile tanındığı gerekçesine dayanılması bir çelişkidir. Mahkeme kararıyla soyadı değiştirilerek aile soyadından ayrılmak gibi ciddi bir konuda, davacının bilinçli olarak hareket ettiğinin kabulü gerekir. Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştin..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 15.11.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy