(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tesbit ve iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.04.2001 gün ve 2000/569 E. 2001/204 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.05.2001 gün ve 2001/3939-4175 sayılı ilamı ile; (...Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin II (C) bendine göre S.S.Kurumundan sürekli kısmi iş göremezlik geliri alanlar Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılmak zorundadır. Dava konusu olayda davacının 506 sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca sürekli kısmi iş göremezlik geliri aldığı ve maluliyet derecesinin %45,20 olduğu görülmektedir.
Şu duruma göre, davacının belirtilen yasal olguya göre Bağ-kur'lu sayılmasını engelleyecek bir durumu olmadığı, gibi 07.01.1993 tarihinden itibaren vergi yükümlülüğünün de devam ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Şu duruma göre, davacının kendi adına, bağımsız çalışmasından kazanç sağladığı anlaşılan 07.01.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kurluluğunun sübut bulduğu dikkate alınmaksızın isteminin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Kurum vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumundan maluliyet aylığı aldığından Bağ-Kur sigortalısı olamayacağını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile, Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalı Kurum, davacının vergi kaydı nedeniyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, Sosyal Sigortalar Kurumundan kısmi, sürekli işgöremezlik geliri almasının Bağ-Kur sigortalısı olmasını engellemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davacının yüksek oranda çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumunca kendisine sürekli gelir bağlandığı, bu nedenle sigorta emeklisi olduğundan yeniden Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar, yukarıda açıklanan nedenle Özel Daire'ce bozulmuştur.
Mahkeme, davacının sürekli işgöremezlik gelirine rağmen bağımsız çalışmasından dolayı Bağ-Kur sigortalısı olmasının engelleyici bir durum bulunmadığı yönünde bozma kararındaki değerlendirme isabetli bulunmuş ise de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre davalının davacıyı Bağ-Kurlu sayma işlemi yanlış olup konu ile ilgili mahkememiz kararı (gerekçesi yönünden olmasa bile) sonucu itibariyle doğrudur gerekçesiyle önceki kararda direnmiştir.
Ne var ki, mahkeme bozma gerekçesinin doğru olduğunu kabul ederek bozmaya eylemli olarak uymuş, ancak bu kez önceki kararında dayanmadığı ve Özel dairece incelenmeyen yeni bir gerekçeye dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Bu durumda direnme kararına esas teşkil eden konuda Daire'ce bir inceleme ve araştırma yapılmadığından, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 21.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20.03.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy