(4331 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 07.02.2001 gün ve 2000/569 E. 2001/39 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 27.04.2001 gün ve 2001/3932-4529 sayılı ilamı ile; (...Davacı, davalı ile aralarındaki önceki kira sözleşmesinin 4331 sayılı yasa nedeniyle 27.04.1998 tarihinde sona erdiğini, süresi içinde yeni sözleşme yapılmadığını, ancak davalının önerilen yeni kira bedeli üzerinden Mayıs 1998 ayına ait kira bedelini yatırmış olması nedeniyle kiracılığının devam ettiğini, 1998 yılı Haziran ayından itibaren ise kira bedellerinin ödenmediğini belirterek toplam 2.567.400.000 TL. kira alacağının geçen her ay için yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira bedellerinin yatırıldığını öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, taraflar arasında 27.4.1998 tarihinden sonraki dönem için yapılmış yeni bir yazılı kira sözleşmesi yok ise de, davacı idarenin bildirdiği mayıs 1998 ayı kira parası miktarı 66.000.000 TL. yi davalı hiçbir ihtirazı kayıt dermeyan etmeksizin ödemiş olduğuna göre, taraflar arasında yeni ve sözlü bir kira akdinin aylık 66.000.000 TL. bedelli olarak oluştuğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı, davaya konu döneme ilişkin 66.000.000 TL. aylık kira parası üzerinden eksik ödenen kira bedellerini davalıdan isteyebilir. Mahkemenin hükmüne esas aldığı kira tesbit davası, 4331 sayılı yasaya göre 27.4.1998 tarihinde sona eren kira sözleşmesi hükümlerine dayalı olarak 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere aylık kira parasının tesbitine ilişkin verilmiştir ve bu ilam ancak dayanağı olan kira sözleşmesinin hukuken sona erdiği 27.4.1998 tarihine kadar hüküm ifade eder. Bundan sonraki dönem için taraflar arasında yeni ve sözlü aylık 66.000.000 TL. bedelli bir kira sözleşmesi kurulmuştur. Meni müdahale davasının reddedilip kesinleşmesi olgusu ise davalının taşınmazda kiracı olduğu, fuzuli şagil bulunmadığı esasına dayalıdır. O nedenle de davadaki isteme etkili olamaz. Hal böyle olunca mahkemenin karar gerekçesinde de benimsendiği şekliyle davacı ile davalı arasında Mayıs 1998 dahil olmak üzere aylık 66.000.000 TL. bedelle yeni bir kira sözleşmesinin oluştuğu kabul edilmeli, bunun sonucuna uygun olarak davalının kira borçları hesaplanmalı, bundan aynı döneme ilişkin yaptığı tüm ödemeler mahsup edilmeli, artan miktara hükmedilmelidir. Mahkemenin açıklanan yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekilleri
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, ödenmediği ileri sürülen kira paralarının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, 4331 Sayılı Yasa kapsamında bulunduğu çekişmesizdir.
Davacı kiralayan vekili. Davalı kiracının 4331 sayılı yasa uyarınca tespit ve tebliğ edilen yeni kira bedeli üzerinden sözleşme yapmadığını, ancak, yeni bedel (aylık 66.000.000 TL) üzerinden Mayıs 1998 kirasını ödediğini, bu nedenle anılan aylık bedel üzerinden kiracılığının devam ettiğini; sonraki ayların kira paralarını ödemediğini ileri sürmüş ve yeni bedel üzerinden ödenmesi gerekirken ödenmeyen kira paralarından dolayı alacak isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkeme, teklif olunan yeni bedelin kiracı tarafından ödenmiş olduğunu ve böylece taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi kurulduğunu benimsemiş, ancak, kiracının daha önce açılan kira tespiti davası sonucunda verilip kesinleşen ve 01.01.1998 tarihinden itibaren aylık kirayı, 24.750.000 TL. olarak tespit eden mahkeme kararı uyarınca bedel ödemesi gerektiği, bu miktarı da eksiksiz ödediği, borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Yüksek Özel Daire, davalı kiracının, davacı idarece bildirilen Mayıs 1998 ayı kira parası 66.000.000 TL. yi hiç bir ihtirazı kayıt dermeyan etmeksizin ödemiş olması karşısında, taraflar arasında yeni ve sözlü bir kira akdinin aylık 66.000.000 TL. bedelli olarak oluştuğunun kabulü gerekeceğine işaret ederek kararı bozmuştur.
Bozmadan sonra, yerel mahkemece, 66.000.000 TL. tutarındaki kira ödemesine ilişkin delillerini sunması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili sonraki duruşmada, böyle bir ödemenin yapılmamış olduğuna dair beyanda bulunmuştur.
Mahkeme, davacı vekilinin bu beyanını aldıktan sonra, önceki kararındaki kabulünün tam tersine, davalı kiracının yeni bedel üzerinden ödeme yaptığına dair bir delil bulunmadığı, bu hususun kendisinin ve Yargıtay'ın gözünden kaçtığı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Bu durumda, ortada, varlığından söz edilebilecek bir direnme kararı mevcut olmayıp, bozmadan önce verilen kararda dayanılmayan bir olgu (davalı kiracının yeni bedel üzerinden ödeme yapmadığı) gerekçe gösterilmek suretiyle kurulmuş, yeni bir hüküm bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 13. Hukuk Dairesine Gönderilmesine, 30.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy