(1086 S. K. m. 429) (6. HD. 10.07.2000 T. 2000/6171 E. 2000/6437 K.)
Dava: Taraflar arasındaki akde aykırılık nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 20.4.2000 gün ve 1999/1180-2000/472 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.7.2000 gün ve 2000/6171-6437 sayılı ilamı ile; (...Dava akte aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalının, kiralananda projeye aykırı değişiklik yaptığını ve başkasına devrettiğini belirterek tahliyesini istemiştir.
Davalı, akde aykırılık bulunmadığını, mevcut camekana cam kapı takılmasının proje ihlali ve sözleşmeye aykırılık olmayacağını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece akde aykırılık oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.1.1994 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli yazılı sözleşmenin özel şartlar 2. maddesinde de mecurda değişiklik yapılamayacağı ve tasdikli proje dışına çıkılamayacağı kararlaştırılmış, iddia yönünden proje dışına çıkan uygulamanın eski hale getirilmesi için 10 günlük süre tanıyan ihtarname gönderilmiş ve mahallinde yapılan keşifte de projede olmayan bir cam kapı takıldığı tespit edilmiş olmakla akde aykırılığın gerçekleştiği, verilen süreye rağmen eski hale getirilmediği anlaşılmakla tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy