(2004 S. K. m. 67, 69) (11. HD. 12.12.2000 T. 2000/7881 E. 2000/9606 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.3.2001 tarih ve 2001/87-225 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife üye olmak suretiyle edindiği iki adet arsası bulunduğunu, yapılması Belediye tarafından zorunlu kılınan elektrik, içme suyu, kanalizasyon gibi altyapı tesislerinin yaptırılması karşılığı bedellerinden parsel başına düşen miktarın davalı tarafından zamanında ödendiğini, ancak Çevre Bakanlığı tarafından yapımı zorunlu kılınan arıtma tesisi yaptırılması işinin ihale ile müteahhit firmaya verildiğini, tamamlanmak üzere olduğunu, parsel başına düşen miktarın üyelere duyurulmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, 14.06.1997 tarihli genel kurulda ödemeyen üyeler için gecikme cezası alınmasının kararlaştırıldığını, ödemeyen üyelere bir çok kez uyarılar yapılarak icra takibine gerek olmaksızın ödemelerinin beklendiğini, son olarak 27.06.1998 tarihli genel kurulda yaptırım uygulanması kararı alındığını, davalı aleyhine başlanılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacı kooperatiften kura çekimi neticesinde tapunun alınmasını müteakip, üyelikten çıkma bildiriminde bulunduğunu, herhangi bir yanıt almadığını, arsa üzerine bina yapmayı şimdilik düşünmemesi nedeniyle arıtma tesisi ücretinin bina yapanlardan alınması gerektiğini, kooperatif üyesi bulunmaması nedeniyle genel kurulda alınan kararın kendisini bağlamadığını, istenen miktarın fahiş olduğunu, kooperatif uhdesinde tutulan arsaların hesaplamada nazara alınmadığını, müteahhit şirkete ödeme yapılmadan, borç muaccel olmadan istendiğini, borcun döviz olarak istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne dair karar dairemizin 12.12.2000 tarih 2000/7881-9606 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 10.07.1993 tarihli genel kurulda arsaların altyapı işleri için yönetim kuruluna yetki verildiği, buna istinaden arıtma tesisinin yaptırıldığı, 27.06.1998 genel kurulunda alacakların icra yolu ile tahsili için yönetim kuruluna yetki verildiği, davalının da sözleşmeye göre arıtma tesisi yapılması nedeniyle tesis bedeline iştirak etmesi gerektiği, davalı istifa etmiş olsa dahi istifasından önce yapımına başlanılan ve talep edilen katılım payını ödemesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne, itirazın iptaline, toplam 50.429.800.TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 5.673.402 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy