(3402 S. K. m. 16) (4342 S. K. m. 4) (743 S. K. m. 641)
Dava: Taraflar arasındaki Tapu iptali tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.5.2001 gün ve 2000/87 E, 2001/63 K. sayılı kararın incelenmesi Davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2002 gün ve 2001/7304 E, 2002/1155 K. sayılı ilamı ile;
(... Uyuşmazlık konusu olan 127 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında köy orta malı mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı; taşınmazın babasından kendisine kalan yerlerden olduğunu ileri sürerek sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davacının babası Kezo Polat'ın da aralarında bulunduğu bir kısım gerçek kişiler aynı çalışmalar sırasında köy orta malı mera olarak sınırlandırılan dava dışı bazı parsellere ait sınırlandırmaların iptali ile adlarına tapuya tescili istemiyle Muradiye Kadastro Mahkemesine başvurmuşlar, ancak davacının babası eldeki davaya konu 127 ada 1 parselle ilgili olarak itiraz ve dava yoluna gitmemiştir. Eldeki davaya konu olan 127 ada 1 parselle ilgili olarak Muradiye Kadastro Mahkemesine bir kısım gerçek kişiler sınırlandırmanın iptali ve adlarına tapuya tesciline karar verilmek üzere başvurmuşlar, Muradiye Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 1995/24, 1995/66 sayılı kararıyla eldeki davaya konu olan 127 ada, 1 parselin tespit gibi mer'a olarak sınırlandırmasına karar verilmiştir. Görüldüğü üzere taşınmazın öncesi meradır. Meralar süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanılamaz. Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy