(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 12. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 05.04.2001 gün ve 2000/910 E. 2001/283 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28.01.2002 gün ve 2001/9771-2002/569 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından hasar verilen elektrik direğinin onarımında davacının kendi işçileri çalışmış ve malzemeler yine davacıya ait araçlar ile nakledilmiştir. Bu durumda davacının işçilik ücreti ve nakliye bedeli talep edemeyeceği gözden kaçırılarak ve B.K.nun 104/son maddesi hükmü de gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı Tedaş İzmir Elektrik Dağıtım Müessesesi vekili, dava dilekçesi ve yargılama aşamalarında; davalı İzulaş A.Ş.'ne ait kamyonun müvekkili kuruluşa ait elektrik direğine çarpmak suretiyle kullanılamaz derecede hasarlanmasına neden olduğunu, zararın tazmini amacıyla İzmir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2000/4770 sayılı dosyasıyla girişilen icra takibinin, davalı şirketin itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptaline ve takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ve hasar bedeline itiraz etmiş, ayrıca, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, yerel mahkemenin, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak kurduğu hüküm, Özel Dairesince yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.
Hemen belirtilmelidir ki, davalıya ait kamyonun çarpması sonucunda, davacı müesseseye ait elektrik direğinin hasara uğradığı; oluşan bu hasarın davacının elemanlarınca ve yine davacı tarafından nakledilen malzemeler kullanılmak suretiyle giderildiği uyuşmazlık konusu değildir. Yine, davalının, açıklanan bu haksız fiilinden dolayı davacıya karşı tazminatla sorumlu bulunduğunda da uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, tazmini gereken zarar tutarı belirlenirken, davacı çalışanlarının onarım için sarf ettikleri mesai nedeniyle onların yevmiye bedellerinin ve ayrıca, onarım için gereken ve yine davacının araçlarıyla mahalline nakledilen malzemelerden dolayı nakliye bedelinin dikkate alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bu noktasında, zarar kavramı hakkında şu kısa açıklamanın yapılmasında yarar görülmüştür.
En sabit tanımıyla zarar, kişinin malvarlığında veya manevi varlığında ortaya çıkan eksilmedir. Kaynağına, sebebine zarar veren ile zarar gören arasındaki hukuki ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, kapsamı ve miktarı, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir.
Açıktır ki, bir zararın oluşması, ona neden olanın tazminat yükümlülüğünü doğurur. Tazminat miktarı zarar belirlenirken, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunludur. Burada ilke şu olmalıdır. Zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır. Eş söyleyişle, oluşan gerçek zarar ne kadarsa, tazminat da o kadar olacaktır, ödenecek tazminat o miktarda olmalıdır ki, eğer zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin malvarlığı ne durumda olacak idiyse, ödenecek tazminatla, aynı durum tesis edilebilsin.
Somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde:
Yukarıda belirtildiği üzere, davalının haksız fiili nedeniyle elektrik direğinde oluşan hasarın, davacı tarafından, kendi çalışanları kullanılmak ve kendi araçlarıyla malzeme nakledilmek suretiyle giderildiği çekişmesizdir. Somut olayda, davacının, gerek çalışanları ve gerekse sahip olduğu araçlar itibariyle, işgücü ve nakliye yönlerinden, onarımı bizzat yapabilme olanağına sahip bulunduğu, hizmet gereklerini de gözeterek, değinilen konularda üçüncü kişilere para karşılığı iş yaptırmak yerine, kendi olanaklarını kullandığı anlaşılmaktadır. Başkalarının zarar verici eylemi nedeniyle hasara uğrayan elektrik direklerinin tamiri, davacının rutin görevlerinden biri de değildir. Dolayısıyla, onarımda görevlendirdiği çalışanlarına, rutin bir işi değil, salt davalının zarar verici eylemi nedeniyle zorunlu hale gelen bir işi yaptırmıştır. Yine, gerekli malzemenin onarım yerine nakledilmesi için kendi araçlarını kullanırken de yakıt, amortisman gibi giderleri meydana gelmiştir. Bütün bu giderlerin, rutin bakım ve onarım işleriyle bir ilgisi bulunmadığı için, davacının genel idare giderlerinden sayılmasına olanak yoktur. Kaldı ki, davacının sayılan olanaklara sahip olmaması ve bu nedenle onarımı bedeli karşılığında başkalarına yaptırmış olması halinde, ödeyeceği işçilik ve nakliye giderlerini zarar verenden talep edebileceği de çok açıktır.
Bu durumda, yerel mahkemenin, söz konusu giderlerin haksız fiil sonucunda oluşan gerçek zararını kapsamında bulunduğu gerekçesine dayalı direnme kararı yerindedir. Ne var ki, esasa ve önceki bozmaya uyularak B.K.nun 104/son maddesi uyarınca oluşturulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle gerçek zarar kapsamında bulunduğuna değinen direnme kararı yerinde olup esasa ilişkin temyiz itirazları ile bozma ilamına uyulmak suretiyle Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi uyarınca oluşturulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 05.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy