(4721 S. K. m. 6) (2 HD 23.11.2001 T. 2001/11982 E. 2001/16521 K.)
Dava: Taraflar arasındaki eşler arasında istirdat, olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.5.2001 gün ve 2000/917 E. 2001/420 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2001 gün ve 2001/11982-16521 sayılı ilamı ile
(... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı ile davalı Şefik'in tüm, diğer davalı Erol'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı Erol'un ziynetler yönünden temyizine gelince;
Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. (MK. 6) Ancak iddialar karşılaştığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ilmi gerekse kazai içtihatlarda birtakım ölçülere yer verilmiştir.
a) Hemen bütün ilim adamlarının birleştiği ve Yargıtay uygulamasında kararlılık ifade eden ölçüye göre, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1968, sh. 372; Prof. İlhan Postacıoğlu, Medeni Yargılama Usulü, 1970, sh. 464; Prof. Necip Bilge, Hukuk Yargılamaları Usulü, 1967, sh 449; Prof. Sabri Şakir Ansay, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1957, sh. 248-249; Prof. Saim Üstündağ, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1973, sh. 378; HGK'nun 19.7.1967 gün ve 239-240 sayılı, 7.6.1974 gün ve 1972/84 sayılı kararları; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 6.6.1983 gün ve 4936-5076 sayılı karan)
b) İleri sürdüğü bir vakıadan lehine haklar çıkaran kimse iddia ettiği olayları ispat etmelidir. (Prof. Saim Üstündağ, Age. 1973 sh. 397)
c) İspat yükü daha kolay başarana düşer (Prof. Saim Üstündağ, Age, Federal Mahkeme kararına atfen)
Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve sıyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.
Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür.
Davacı dava konusu ziynet eşyalarının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Olayda kadın dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, hüküm davalılardan Erol'un temyiz itirazları yönünden bozulmuş, davacı ve diğer davalı Şefik'in temyiz itirazları reddedilmiştir. Bu nedenle hakkındaki hüküm kesinleşmiş olduğundan davalı Şefik'in direnme kararını temyize hakkı bulunmamaktadır. O halde davalı Şefik'in temyiz itirazları reddedilmelidir.
2. Davalılardan Erol vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şefik'in temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalılardan Erol vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 06.11.2002 gününde redde oybirliği, bozmada oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy