(743 S. K. m. 4, 143, 152)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma, tazminat ve nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Meriç Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 26.04.2004 gün ve 2001/130 E. 2002/58 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 20.11.2002 gün ve 2002/12199-12811 sayılı ilamı ile; (...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadının temyizine gelince;
Tanıklarca kadına kusur yüklenen olaylardan sonra 17.04.2001 tarihinde kocanın ihtar gönderip kadını eve davet etmiştir. Bu hal kadının önceki davranışlarının koca tarafından affedildiğini gösterir ve kadının kusurunu ortadan kaldırır.
Kocanın ise kadını dövdüğü ve aile sırlarını açığa vurduğu anlaşılmaktadır ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı koca tam kusurludur bu nedenle,
a) Medeni Kanunun 143/1.maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. md. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b) Medeni Kanunun 143/2.maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiselere, kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir surette haleldar etmiş ise, hakimin manevi tazminata hükmedebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı, karşı taraf ise tam kusurlu olup, kişilik haklarına ağır saldırı teşkil etmektedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralı (MK. md.4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
c) Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç alev'in babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, boşanma, nafaka ve tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilmezden evvel davalı vekilince ibraz edilen CD, davacıya ait hesap cüzdanı, Sulh Ceza Mahkemesi kararı dosya arasına delil olarak alınmış ve bozmadan esinlenilerek ibraz edilen CD'nin bilirkişiye çözümü yaptırılmış; bu yeni delil içeriği de değerlendirilerek direnme kararı verilmiştir.
Şu durumda ortada direnme kararı bulunmayıp bozmadan esinlenerek yapılan araştırmaya dayanan yeni bir hüküm bulunmaktadır. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2. Hukuk Dairesine Gönderilmesine, 13.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy