(1086 S. K. m. 241, 388)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yunak Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 30.12.2002 gün ve 2001/154 E, 2002/401 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 4.7.2003 gün ve 2003/4945-9228 sayılı ilamı ile; (...Davacı, anne ve babası olan davalıların kendisine ait altınları borç olarak aldıkları halde iade etmediklerini ileri sürerek kalem kalem saydığı altınların aynen iadesini olmadığı takdirde, bedeli olan 8.769.500.000 TL.nin faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacıdan hiçbir şekilde altın almadıklarını, davacının görümcesi ile kendi oğullarının evli iken ayrılıp bilahare boşanmaları sebebiyle davacının eşi ve ailesinin kendilerine husumet beslemeleri nedeniyle bu davanın açtırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.821.500.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Davalılar cevap dilekçesinde davacı kızlarının görümcesi ile kendi oğullarının evli iken 1997 yılından beri ayrı yaşamakta olup bilahare boşanmamaları nedeniyle davacının kocası ve ailesinin kendilerine husumet beslediklerini iddia ederek damadın ailesi tarafından bu davanın açtırıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece beyanı hükme dayanak alınan davacı tanığı Suna Şafak davacının kayınvalidesi, davalıların da gelininin annesidir. Davalılar cevap dilekçesinde nedenini de açıklamak suretiyle aralarındaki husumeti ileri sürdüklerine göre, husumet nedeni olarak bildirdikleri boşanma ilişkisinin araştırılması gerekir. Gerçekten böyle bir ilişkinin varlığı halinde, somut olaya ilişkin kesin bilgi vermeyen diğer şahitlerin aksine bir tek bu tanığın beyanına ne sebeple itibar edildiğinin gerekçeli biçimde açıklanması gerekir. Açıklanan hususların göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacı ile davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Taraf vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 18.02.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy