(4721 S. K. m. 723) (1086 S. K. m. 429)
Dava: 1- Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Anamur Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.02.2002 gün ve 2001/216 E. 2002/42 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.03.2003 gün ve 2002/11389-2003/3231 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından işyerinin yıkılması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının berber dükkanının bulunduğu yeri davalı belediye encümen kararı ile açık artırmada dava dışı Bayram Karagöl'e, bu şahsında haricen 15.10.1984 tarihinde aynı yeri davacıya sattığı davacının ruhsatını alıp berber dükkanı olarak işletmeye başlattığı, ancak bu arada hazine tarafından ilk malik Bayram Karagöl aleyhine belediyenin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yatağının imar ve ihya amacıyla da olsa özel mülk olarak kullanamayacağı ve satılamayacağından açılan elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne karar verildiği, hazinenin yıkım işinin belediyeden istemesi üzerine belediyenin 22.5.2001 tarihli yazı ile davacıya dükkanı tahliye edip yıkmasını ihtar ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı davalı olduğunu bildiği ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olan satılması yasak bulunan yere yapılan inşaat nedeni ile tazminat istemektedir. Niteliği itibariyle zilyetlik ile iktisabı mümkün olmayan dere yatağına yapılan binalar davalı belediyece mahkeme kararına istinaden yıkılmıştır. Davacı, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerin davalı olduğunu bilerek işyeri açıp işlettiğinden kötü niyetlidir.
Medeni Kanun'un 723/son maddesindeki yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar ve bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. hükmüne göre davacı ancak enkaz bedelini isteyebilir.
Mahkemece, enkaz bedeline hükmedilmesi gerekirken arz ve inşaat bedeline hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
Karar: Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.11.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy