(3167 S. K. m. 16) (2709 S. K. m. 38) (765 S. K. m. 2) (4814 S. K. Geç. m. 2) (ANY. MAH. 21.11.2002 T. 2001/408 E. 2002/191 K.)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Y.K.'un 3167 sayılı Yasanın 16/1. ve TCY. nın 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bir yıl süre ile bankalarda çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklanmasına ilişkin İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.12.2000 gün ve 405-1852 sayılı hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 11.2.2002 gün ve 3334-6887 sayı ile;
17 Ekim 2001 tarih 24556 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4709 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen Anayasa'nın 38. maddesinin son fıkrası karşısında yasal düzenlemenin ne olacağının belirlenmesi açısından acilen uyum yasası çıkartılması zorunluluğu da nazara alınarak sonucun beklenilmesi ve buna göre yeniden takdir ve değerlendirme yapılarak uygulama yapılmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 2.12.2002 gün ve 786-1442 sayı ile;
CYUY'nın 322. maddesindeki bozma gerekçelerinin olayda gerçekleşmediği, Anayasa Mahkemesinin 21.11.2002 gün ve 408-191 sayılı kararı karşısında Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararının yasal dayanağının da ortadan kalktığı gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 24.3.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Yerel Mahkemece, sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına ilişkin ilk hükümde direnilmiş ise de;
Direnme hükmünden sonra, 8 Mart 2003 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 14. maddesi ile 3167 sayılı Kanunun 16. maddesi değiştirilerek cezai yaptırım, geçici 2. maddesiyle de çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmın yüzde on tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte 3 ay içerisinde ödenmesi halinde açılmış bulunan davaların düşürülmesi bakımlarından suç failleri yararına yeni düzenlemeler getirilmiş olması karşısında, TCY. sının 2/2. maddesi hükmü de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenden dolayı bozulması gerekmektedir.
Yerel Mahkeme direnme hükmünün, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy