(1086 S. K. m. 187, 190, 194, 225, 429)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, zilyetliğin korunması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 8. Hukuk Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 17.09.2001 gün ve 2001/488 E. 2001/701 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.12.2001 gün ve 2001/9359-9648 sayılı ilamı ile; (...Davacı şirket vekilleri davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Hazine aleyhine açtıkları dava ile Büyükşehir Belediyesinin müdahalesinin men'ini ve zilyetliklerinin korunmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Büyükşehir Belediyesi derdestlik ve esas yönünden, diğer davalı Hazine ise husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, mahkemece davanın derdestlik sebebi ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir
İlk davayı, davacı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 05.09.1999 tarihinde İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açmış, bu mahkemenin görevsizlik kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi davacının 18.01.2000 tarihli feragatini nazara alarak 31.01.2000 günü davanın reddine karar vermiştir.
İkinci dava 29.12.1999 günü İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Büyükşehir Belediye Başkanlığı cevap müddeti içerisinde 14.01.2000 tarihinde derdestlik itirazında bulunmuştur. Bu itiraz süresinde yapılmış bir itirazdır.
Derdestlik itirazı ilk itirazlardan olup (HUMK. m. 187/4) işin esasına girilmeden önce halli gerekir (HUMK. m. 190 ve 225). Dairemizin 19.02.2001 gün ve 2000/8491 Esas, 2001/1357 sayılı bozma kararının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı vekili ilk davada ....dava konusu yerde kiracılığının tespiti ile zilyetliğinin korunmasını... talep etmiş, kira mukavelesi ibraz etmiş, kira akdine dayanmıştır. İkinci davada ise mülkiyeti Milli Emlak'a ait olan ruhsat verme, kapatma, ticaretten men kararının Balçova Belediye Başkanlığınca verilebileceğinden Büyükşehir Belediye Başkanlığının haksız müdahalesinin men'ine ve müvekkil firmanın zilyetliğinin korunmasına karar verilmesini talep ederken, taşınmazın Hazineye ait olduğunu ve bu nedenle de ecrimisil ödediğini vurgulamıştır.
Bir davanın, diğer bir mahkemede derdest olduğunu ileri sürebilmek için davanın konusunun, müddeabihin ve taraflarının aynı olması gerekir. Somut olayımızda; davacı ilk davada kiracılık sıfatına dayanarak, ikinci davada ise Hazineye ait taşınmaza ecrimisil ödeyerek işgalinde bulundurduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin korunmasını talep etmiştir. Her iki davanın konusu ve sebepleri farklıdır. Artık derdest bir davadan, başka bir anlatımla, aynı davadan bahsetmek imkansızdır.
Mahkemece davanın derdest olduğundan bahisle açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy