(7201 S. K. m. 32) (HGK. 27.6.2001 T. 2001/543 E. 2001/560 K.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu, kendisine gönderilen tebliğ zarfında icra takip dosyasının numarasının olmadığını ve zarfın içinde de ödeme emrinin bulunmadığını, hakkında açılan icra ceza davası nedeniyle duruşma davetiyesini 30.10.2002 tarihinde aldığını, bu davetiyede icra takip dosyasının numarasını öğrendiğini, bu nedenlerle yapılan takipte ödeme emri tebliği tarihinin 30.10.2002 olarak düzeltilmesini istediği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Yasanın 32. maddesi gereğince borçlunun tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihte takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi durumunda haciz uygulamasına başlanacağı tarih, mal beyanında bulunması tarihi veya varsa kesinleşmeden önce konulan hacizlerin kaldırılabileceği nedeniyle borçlunun şikayette hukuki yararı vardır. HGK.nun 27.6.2001 tarih ve 2001/543 esas, 2001/650 karar sayılı ilamı ile benimsenen yukarıda yazılı kurallar gereğince Dairemizin yeniden oluşan içtihatı da bu yöndedir. Merciice 7 günlük süre içinde icra takibine itiraz etmediğinden dolayı takibin kesinleştiği şikayette hukuki yararının bulunmadığından bahisle istemin reddi isabetsizdir.
Merciice yapılacak iş, borçlunun öne sürdüğü iddiaların araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmekten ibarettir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy