(634 S. K. m. 24, 28)
Dava: Taraflar arasındaki "kat malikleri kararının iptali ve muarazanın men'i" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 18.9.2001 gün ve 2001/56 E., 2001/1227 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 24.12.2001 gün ve 2001/10760 E., 11661 K. sayılı ilamı ile, ( ...Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesi hükmüne göre ana gayrimenkulün yönetim tarzı ile kullanma maksat ve şeklini düzenleyen yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olup ( yasanın özel nisap aradığı haller hariç ) bütün kat maliklerinin 4/5'inin oyu ile değiştirilmedikçe kat maliklerinin yönetim planı hükümlerine uymaları zorunludur. Yasalara açıkça aykırılık teşkil etmeyen hallerde yönetim planınının değiştirilmesi kat maliklerinin münhasıran yetkisi dahilinde olup, mahkeme tarafından kat maliklerinin iradesi yerine geçilerek yönetim planı hükmünün kaldırılması veya değiştirilmesi mümkün değildir.
Tapuda mesken nitelikli bağımsız bölümün anılan yasanın 24. maddesine dayanılarak kat maliklerinden izin alınmadan avukatlık bürosu olarak kullanılabilmesi için bu hususta yönetim planında yasaklayıcı bir hükmün bulunmaması gerekir.
Dosya içerisinde mevcut davaya konu ana gayrımenkulün yönetim planının 23. maddesinde bağımsız bölümlerin kat malikleri kurulunca oy birliği ile verilmiş kararı olmadıkça tapuda yazılı niteliğine uygun olamayan şekilde kullanılamayacağı açıkça öngörülmüştür. Mahkemece yönetim planının bu hükmü ve bu konuda bütün kat maliklerinin katıldığı toplantıda oybirliği ile alınmış bir kararın yokluğu da dikkate alındığında yönetim planı hükmü doğrultusunda olan kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek tapuda mesken nitelikli dava konusu bağımsız bölümün yasa uyarınca avukatlık bürosu olarak kullanılabileceği gerekçesine dayanılarak kat malikleri kurulu kararının gereksiz olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Kat Malikleri Kurulu kararının iptali ve muarazanın men'i istemine ilişkindir.
Davacı, tapuda mesken niteliğinde kayıtlı 3 numaralı bağımsız bölümünü avukatlık bürosu olarak kullanılmasını Yönetim Planı ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yasaklayan hükmün bulunmadığı halde, Kat Malikleri Kurulu'nun 12.12.2000 tarihli kararıyla büro olarak kullanılmamasına karar verildiğini, kararın Kat Mülkiyeti Kanunu'na da aykırı olduğunu, bu nedenle 3 numaralı bağımsız bölümün kullanım şekline yönelik muarazanın men'ine ve 12.12.2000 tarihli Kat Malikleri Kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, "yazıhane niteliğindeki avukatlık bürosunun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24/2. maddesi kapsamına girmediği, dolayısıyla Kat Malikleri Kurulu'nun oybirliği ile alacağı karar olmaksızın mesken niteliğindeki bağımsız bölümün avukatlık bürosu olarak kullanılabileceği" gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar, özel dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, "yönetim planının 23/e maddesinde mesken niteliğindeki bağımsız bölümün büro olarak kullanılmasının yasaklanmadığı, hükmün amacının ahlak ve adaba aykırı işlerin yapılmasını önlemek olduğu" gerekçesiyle, önceki kararda direnilmiştir.
Öncelikle, kat mülkiyetli yapıda düzenlenen yönetim planının hukuksal niteliği üzerinde durmakta yarar vardır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 28. maddesinde, "yönetim planının, yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini düzenleyen ve bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu" belirtildikten sonra, "yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde ana gayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıkların Kat Mülkiyeti Kanunu ve genel hükümlere göre karara bağlanacağı" öngörülmüştür.
Maddenin bu anlatımından, kat mülkiyetli yapının yönetiminin sözleşme hükmünde olan yönetim planı gereğince yapılacağı, çıkan anlaşmazlıklarda hüküm bulunduğu takdirde yönetim planında yeralan hükümlerin, aksi takdirde Kat mülkiyeti Kanunu ve genel hükümlerin uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesinin 2. fıkrasında, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabilecek olan yerler sayılmış olup, büronun 2. fıkrada sayılan işyeri kapsamına girmediği ve kat maliklerinden izin alınmadan meskenin büro olarak kullanılabileceği noktasında uyuşmazlık mevcut değildir.
Görüldüğü üzere uyuşmazlık, mesken niteliğindeki bağımsız bölümün avukatlık bürosu olarak kullanımını yasaklayıcı bir hükmün yönetim planında bulunması halinde, meskenin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesine dayanılarak kat maliklerinden izin alınmadan avukatlık bürosu olarak kullanılıp kullanılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, yönetim planının, kat maliklerinin hakları ve borçlarının düzenlendiği 23. maddesinin ( e ) bendinde "kat malikleri özellikle, bağımsız bölümlerini kumarhane v.s. gibi ahlak ve adaba aykırı sayılacak şekilde kullanamazlar. Tapuda niteliği yazılı bağımsız bölümünü kat malikleri kurulunun ittifakla vereceği karar olmaksızın diğer bir şekilde kullanamazlar" hükmü yer almaktadır. Yönetim planında yapılan bu düzenleme ile bağımsız bölümün ahlaka ve adaba aykırı bir şekilde kullanımı kesinlikle yasaklandıktan sonra, meskenin diğer bir şekilde kullanılmasını kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararın bulunması koşuluna bağlamıştır. Hükümde yer alan "diğer bir şekilde" ifadesi sınırlama olmaksızın, kütükte kayıtlı niteliği dışında tüm kullanım biçimlerini kapsadığından, büro niteliğinde kullanımın da yasaklandığı açıktır.
Az yukarıda açıklandığı üzere, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesine göre uyuşmazlığın çözümünde öncelikle yönetim planında mevcut hükmün uygulanması öngörülmüştür. Bu durumda olayda K.M.K.'nun 24/2 fıkrasından önce, yönetim planı hükümlerinin uygulanması gerekir. Şu hale göre yönetim planının 23/e bendinde, mesken nitelikli bağımsız bölümün tapuda niteliğine uygun olmayan şekilde kullanılması açıkça yasaklanmış olup, meskenin büro olarak kullanılması konusunda Kat Malikleri Kurulunun oybirliği ile aldığı bir kararın bulunmadığı ve iptali istenen 12.12.2000 tarihli Kat Malikleri Kurulu kararının da yönetim planının yasaklayıcı hükmü doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle Kat Malikleri Kurulu kararının iptaline hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy