(3402 S. K. m. 4, 16, 20, 21, 26, 27, 30, 33) (4721 S. K. m. 713) (Yargıtay 21 HD. 02.07.2001 T. 2001/5618 E. 2001/5845 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2001/5618-5845 E.K. sayılı bozma kararında özetle: Kadastro Yasası'nın buyurucu hükümlerine göre kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmak amacıyla herhangi bir belgeye yollama yapmadan kararın hüküm fıkrasında çekişmeli parselin bulunduğu ilçe, köy ve mahalle ile taşınmazın cins ve yüzölçümü, ada ve parsel numarası ile adlarına tescil kararı verilen kişilerin açık kimliklerini ve pay oranlarını belirleyerek tescile karar vermekle yükümlü olup çelişik ve infaza olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulamayacağı" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 252 ada 14 parselin 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına, 252 ada 15 ve 312 ada 1 parselin orman niteliği ile Hazine adına, 252 ada 10, 11, 12 ve 13 numaralı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 15.04.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kuyucak Köyündeki yaklaşık 10 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve lehine kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğundan Medeni Yasa'nın 713. maddesi uyarınca adına tescili istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında 312 ada 1 ve 252 ada 15 parselin orman sınırı içinde kaldığından orman niteliğiyle Hazine adına, 252 ada 14 parselin 2/B madde uygulamasına konu olduğundan ev ve tarla niteliğiyle Hazine adına, 252 ada 10, 11, 12 ve 13 parsellerin vergi kaydı ve zilyetlik nedenine dayalı olarak zilyetleri gerçek kişiler adına kadastro tespit tutanakları düzenlendiğinden, asliye hukuk mahkemesinin 1996/419 E.-1997/698 K. Sayılı karar ile davaya bakmakta kadastro mahkemesi görevli olacağından görevsizlik kararı verilerek dava dosyası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece 252 ada 11, 12 ve 13 parsel numaralı taşınmazların orman sınırı dışında ve davacının dayandığı vergi kaydı kapsamında kaldığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz kazanma koşullarının gerçek kişiler lehine oluştuğu saptanarak zilyetleri adına tesciline karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi delillerin takdirinde de hataya düşüldüğü görülmüştür. Şöyle ki; orman bilirkişi raporuna ekli krokide davaya konu 252 ada 10, 11, 12 ve 13 numaralı parsellerin orman sınırı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; davacının dayandığı 1937 tarih 11 numaralı vergi kaydı 30 AR yüzölçümlü olup, hudutları: Doğusu yol, Batısı Raziye, Güneyi dağ ve Kuzeyi Raziye'dir. Dava konusu taşınmazlar başında fen ehli ve yerel bilirkişi aracılığı ile yapılan uygulamada vergi kaydı hudutlarının davaya konu 252 ada 10, 11, 12, 13 14 ve 15 parsellerin tamamı ile 312 ada 1 parselin krokide (A) ile işaretli bölümü kapsadığı saptanmıştır. Buna göre vergi kaydı kapsamı içinde olduğu kabul edilerek gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş olan taşınmazların yüzölçümlerinin toplamı 5569.91 m2 olup, vergi kaydı miktarından fazladır. Çekişmeli taşınmazların Güney yönünde devlet ormanı bulunduğu ve dayanak vergi kaydının güney hududu da dağ okuduğuna ve bu nitelikteki hudut da değişir ve genişletilebilir olduğuna göre kayıt miktar fazlasının zeminde bulunan Devlet ormanından kazanılmaya çalışıldığı açıktır. Süresi ne olursa olsun Devlet ormanlarının zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün değildir.
Bundan ayrı; keşifte uzmanlığına başvurulan ziraat bilirkişi raporunda, krokide 10 numaralı parselin aR517.95 m2, 12 numaralı parselin eR34.99 m2 ve fR263.23 m2, 11 numaralı parselin hR87 m2 ile gösterilen kesimlerinin üzerinde toprak örtüsü bulunmayan kayalar ile kaplı, tarım arazisi niteliğinde olmayan taşlık, kayalık yerlerden olduğu belirtilmiştir. Bu tür taşınmazlar 3402 sayılı Yasanın 16. maddesi uyarınca özel mülkiyete konu olamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. O halde, çekişmeli taşınmazların tespit tutanaklarındaki malik hanesinin kadastro öncesindeki tescil davası nedeniyle açık sayılacağından, mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 26, 27 ve 30/2. maddeleri göz önünde bulundurularak taşınmazların niteliğinin ve malikinin resen belirlenmesi zorunludur. Anılan hususların gözetilmeksizin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık kayalık niteliğinde olduğu saptanan krokilerinde a, e, f, h ile gösterilen taşınmazların özel mülk olarak gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle, mahkemece dava konusu 252 ada 10, 11, 12 ve 13 parsel numaralı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak, dayanak 1937 tarih 11 numaralı vergi kaydı fen ehli ve yerel bilirkişi aracılığı ile taşlık ve kayalık olarak belirlenen yerler dışındaki taşınmazlara 3402 sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 33/3 maddesi uyarınca yöntemine uygun olarak varsa komşu taşınmazların dayanak kayıtlarından da yararlanılarak sabit huduttan başlayarak miktarı ile geçerli kapsamı belirlenip, fen bilirkişisine infaza olanak sağlayacak kroki çizdirilmeli, belirlenen taşınmazlar hakkında davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde oluşup oluşmadığı saptanarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18.11.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy