(2004 S. K. m. 67) (19. HD. 09.11.2001 T. 2001/6091 E. 2001/7328 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, dava dışı Cavit Akova'ya davalının garantörlüğü ile kullandırılan kredi kartına ilişkin harcamaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının garantör olarak borcun tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı garantörün sözleşmenin imzalandığı tarihte kredi kartının limitinin 5.000 USA Doları olduğunu bildiği ve bu miktarın borcun üstünde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 02.04.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki sözleşmenin 26 ncı maddesinde, adı adresi yazılmak sureti ile davalı kefil olarak gösterilip imzası alınmış ise de; kefalet limiti gösterilmediğinden kefalet sözleşmesi oluşmamıştır. Aynı maddenin takip eden bölümünde yine adı ve adresi yazılmak sureti ile davalı garanti eden olarak gösterilip imzası tekrar alınmış ise de; yine borçlunun garanti edilen borcunun miktarı sözleşmede belirtilmediği ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre belirsizliğin garantisi söz konusu olamayacağı nedenleri ile garanti sözleşmesi de oluşmamıştır. Her ne kadar davacı banka tarafından dosyaya ibraz edilen bir başka belgede asıl borçlunun kredi limitinin 5000 USD doları olduğu belirtilmiş ise de; bu belgede davalının imzası bulunmadığından bu belge ve bu limit davalıyı bağlamayacağı gibi kefil ve garanti eden olarak davalıyı sorumluluk altına sokmaz.
Bu durumda yerel mahkeme kararının (davalı tarafından icrada kabul edilen miktarın üzerindeki 542.482.158.-TL.lık bölüm ile ilgili olarak açılan ve hakkındaki itiraz ise haksız olmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünden) bozulması icap ettiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy