(743 S. K. m.581, 630) (4721 S. K. m.640, 702)
Taraflar arasındaki "el atmanın önlenmesi, ecrimisil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesince el atmanın önlenmesi davasının reddine ecrimisil talebinin kısmen kabulüne dair verilen 27.11.2002 gün ve 2001/628 E, 2002/1027 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.3.2003 gün ve 1921 E, 2607 K. sayılı ilamı ile; (...Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacılar kayıt malikinin mirasçıları davalı ise mirasçılardan Güngör'ün kızı olup annesinin kiracısı olarak çekişmeli yerde oturduğunu savunmuştur. Taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve Medeni Kanunun 702. maddesinde ifade edildiği üzere elbirliği ortaklığında idari yönetim ve tasarruf işlemleri ortakların oybirliği ile karar vermeleriyle hukuki sonuç doğurur.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle reddedilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Kayıt malikinin mirasçıları olan davacılar, davalının bağımsız bölüme el atmasının önlenmesi ve ecrimisilin tahsilini talep etmiş, davalı diğer mirasçı Güngör'ün kızı olduğunu ve annesinin kiracısı olarak çekişmeli yerde oturduğunu savunmuştur.
Mahkemenin el atmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne dair verdiği karar, yukarıda belirtilen nedenle Özel Daire'ce el atmanın önlenmesi yönünden bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; el atmanın önlenmesine ilişkin olup, tapu kaydına göre taşınmaz elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir.
Bilindiği gibi elbirliği mülkiyeti birden çok şahsın bir mala elbirliği ortaklığı ile sahip olmalarıdır. Elbirliği mülkiyetinde maldan yararlanma ve kullanma hakkı müşterektir ve tüm mirasçılara aittir. Bu hak, terekenin idaresine ve birlikte hareket esasına dayanır. Bu konuda mirasçıların anlaşmaları şarttır. Anlaşmazlık halinde, mirasçılardan birinin istemi üzerine hakim miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir, atanan temsilci, tereke mallarını idare edeceği gibi, mirasçıların kullanma ve faydalanma haklarını da düzenler. Miras şirketinde ortakların münasebeti, ortaklığın idaresi ve ortak mamelekte tasarruf bakımından 743 sayılı Medeni Kanunun 581'inci, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 640'ncı maddesinde hüküm bulunmaktadır.
Öte yandan, elbirliği mülkiyetinin hükümlerini düzenleyen 743 sayılı Medeni Kanunun 630'uncu, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 702'inci maddesinde, "ortakların hakları ve yükümlülüklerinin topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirleneceği, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerektiği" hükme bağlanmıştır.
Başka bir ifade ile, elbirliği ortaklığında idari yönetim ve tasarruf işlemleri ortakların oybirliği ile karar vermeleriyle hukuki sonuç doğurur.
Somut olayda, davacılar kayıt malikinin mirasçıları, davalı ise mirasçılardan Güngör'ün kızı olup, annesinin kiracısı olarak çekişmeli yerde oturduğunu savunmuştur. Davalı muristen intikal eden taşınmazda paydaş değildir. Taşınmazın kiraya verilmesi bir tasarruf işlemi olup, tüm ortakların oybirliği ile karar vermeleri halinde geçerlidir. Olayda mirasçılar arasında bu yolda verilmiş bir kararın olduğu ispat edilememiştir. O halde davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle talebin reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy