(2918 S. K. m. 19, 20) (2 HD. 15.05.2001 T. 2001/6331 E. 2001/7590 K.)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı 1993 yılında evlendiği davalı ile evlilikleri sırasında Bahçelik ve Gümüşdere Yapı Kooperatifinin eşi davalı üzerine kaydının yapıldığı, ancak tüm aidatları kendisinin ödediğini, 4.350.000.000 TL.lik müşterek hesap açıldığı, birikimlerle 500 gram altın alındığı, 33 UK 637 plakalı arabanın alınıp davalı üzerine tescilinin yapıldığı tüm bunların kendi geliri ile alındığını bildirerek, kooperatif üyeliklerinin ve aracın kaydının iptali ile kendi adına tescilini olmadığı takdirde aidatlarının ve araç bedelinin ödenmesini, müşterek hesaptan çekilen paranın ve 500 gram altının istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kooperatif üyelikleri ve araç kaydının iptali ile davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine 2. Hukuk Dairesinin 15.5.2001 günlü ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamının 2. bendinde Davalı adına kayıtlı olan Bahçelik Konut Yapı Kooperatifi hissesinin davalıya, davacı koca tarafından devredildiği bildirildiğine göre, devrine ilişkin belgeler celbedilip devirden sonraki aidat ödemeleri de kooperatifte sorularak delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken,eksik tahkikatle hüküm kurulması doğru değildir denilmiştir. Aynı ilamın 3. bendinde ise 2918 sayılı Trafik Yasası 19. ve 20. maddesine göre araç tescilinin şekle bağlı olduğu gözetilmeden davanın kabulü ve aracın davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir denilmek suretiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bu bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma çerçevesinde yapılan araştırmada Bahçelik Konut Yapı Kooperatifi yazı cevabından, davacının kooperatif üyesi iken 28.3.1995'te üyelik haklarını eşi C. T.'a devrettiği, üyelik aidatlarının 28.8.1994 tarihinden cevabi yazının yazıldığı tarihe kadar davacı tarafından ödendiği bildirilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde yapılan bu araştırmada, cevabi yazı davacının iddialarını doğrulamaktadır. Şu hale göre bu kalem istek yönünden davacının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma ilamının 3. bendinde ise 2918 sayılı Trafik Yasası 19. ve 20. maddesine göre araç tescilinin şekle bağlı olduğu gözetilmeden davanın kabulü ve aracın davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir denilmiştir. Aracın davalı adına trafikte tescilli olduğu trafik kaydından anlaşılmıştır. Yerel mahkemece oluşan karar gerekçesinde aracın mülkiyeti davacıya ait olduğu açıklandığı halde, bu gerekçe 2. Hukuk Dairesince bozma sebebi yapılmamış olup, sadece tescile karar verilmesi yönünden bozulmuştur. Her ne kadar davacı aracın tescilini istemiş ise de, bu isteğin çoğun içinde az da vardır ilkesi gereği aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbitini de kapsadığından, aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı gerekçelerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte yazılı gerekçelerle hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy