(743 S. K. m. 295) (818 S. K. m. 397, 398) (1086 S. K. m. 440, 442) (2. HD. 25.05.2001 T. 2001/6571 E. 2001/8169 K.)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 25.5.2001 gün ve 6571-8169 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Babalık davası baba veya mirasçıları aleyhine ikame olunur. (MK.295) Baba olduğu iddia edilen, bu davanın davalılarının oğlunun, mirasçılarının kim olduğu sağlıklı bir şekilde tespit edilmeden, davada taraf teşkilinin tamam olduğunu kabul etmek mümkün olmaz.
Baba olduğu iddia olunan Zafer, Cornellia ile evli iken Almanya'da 6.4.1994'de boşanmışlar, o kararın tenfizi için açılan davaya ait kabul kararı Zafer'in 28.1.1997'de ölümüne rağmen 15.4.1997 tarihinde vekili tebliğ edilmiştir.
Bu arada tartışılan konu, Zafer ile Cornellia arasındaki evliliğin, Zafer'in ölümü 28.1.1997'de mi, yoksa boşanma ile mi sona erdiği, boşanma ile sona ermişse boşanmanın geçerlilik tarihi ve sonuç olarak Cornellia'nın Zafer'in mirasçıları arasında yer alıp almadığı noktasındadır.
Borçlar Kanunun 397. maddesi uyarınca vekalet kural olarak vekil ya da müvekkilin ölümü ile sona erer. Ancak vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna ıttıla payda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları, vekalet baki imiş gibi mesuldürler (BK.398) Şu halde müvekkilinin ölümünden habersiz olarak Zafer ile Cornellia arasındaki boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme kararının 2675 sayılı kanun gereğince tenfizine dair mahkeme kararının, Zaferin vekili Avukat tebliğine dair işlem geçerli olup, o davanın da davalısı olan Zafer veya mirasçıları aleyhine sonuç doğurur. Tenfiz kararı kesinleşmiştir. Nitekim Zafere ait boşanma kararı nüfus siciline işlenmiş, davalıların Zaferin mirasçısı olduğuna dair Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.5.1997 tarihli 326-304 sayılı veraset ilamı verilmiştir. Bu veraset belgesi aksi iddia edilip mahkemece iptal edilmedikçe bağlayıcı niteliktedir. İlk incelemede bu yönlerin gözden kaçtığı ve hükmün bozulduğu anlaşılmakla yukarıdaki gerekçe ile bozma kararının kaldırılması gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının sair temyiz itirazları yersizdir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. ve devamı maddeleri gereğince Fırat ... kayyımı Şahin'in karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairenin 25.05.2001 gün ve 6571-8169 sayılı bozma kararının yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple kaldırılmasına, hükmün 2.bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacılara yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi. 17.09.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy