(4721 S. K. m. 683) (6831 S. K. m. 6, 32, 34, 39) (1086 S. K. m. 429, 434) (20. HD. 22.01.2002 T. 2001/6702 E. 2002/153 K.)
Dava: Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.12.2000 gün ve 1999/267-2000/1176 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2002 gün ve 6702-153 sayılı ilamı ile karar davanın reddi gerektiğinden bahisle;
(... Davacı İnegazi Köy Tüzelkişiliği, mülki hudutları içerisinde bulunan devlet ormanından, davalı köyün Orman Yönetimine başvurarak makta kesimi istediğini, davalı köyün kesim talep ettiği ve el atarak kesim yaptığı (A) harfli sahanın davacı köy hudutları dahilinde kaldığından bahisle davanın kabulüne, dava konusu (A) harfi kesime davalı köyün elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Atlas Köy Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu ormandan davalı Atlas Köy Tüzelkişiliğine istihsal amaçlı izin verildiği, Orman Yönetimi yazısı ve ilgili belgelerden anlaşılmaktadır.
Ormanlar kamu malı olup, kullanılmaları, korunmaları ve gözetimleri Orman Yönetimine bırakılmıştır. 6831 Sayılı Yasanın 6/1. maddesinde Devlet ormanlarına ait her çeşit işler Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılır hükmü ile açıkça belirtilmiş aynı yasanın 31 ila 39. maddelerinde mülki sınırları içinde devlet ormanı bulunan köylerin ve köy halkının bu ormanlardan nasıl yararlanabileceği hususu düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre ormandan yararlanma Orman Yönetiminin iznine ve belli kurallara bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümlerle ormandan yararlanmada sınır içerisinde bulunduğu köye bazı öncelikler tanımış ise de, 32 maddede öngörüldüğü gibi mülki sınırları içerisindeki yeterli ve verimli ormanı bulunmayan köylerin durumlarını da gözetmiş; ayrıca istihsal işlerinin nasıl yapılacağı ayrıntıları ile belirlenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere orman alanında istihsal amaçlı kesim izni verme yetkisinin Orman Yönetimine ait bulunduğu ve ormandan yararlanma hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde köy sınırlarının bir önem taşımadığı gözetilerek davalı Atlas Köy Tüzel Kişiliğine istihsal amaçlı izin verilen (A) harfli bölüme yönelik davacı köy tüzel kişiliğinin davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...),
Gerekçesiyle bozulmuş;
Mahkemece bu bozmaya uyularak 13.11.2002 gün ve 2002/747-1027 sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş;
Bu kez davacı vekilinin temyizi üzerine Aynı Dairenin 21.10.2003 gün ve 2003/8423-7353 sayılı ilamı ile;
(... Davacı İnegazi Köy Tüzelkişiliği 12.03.1999 tarihli dava dilekçesi ile, mülki hudutları içerisinde bulunan devlet ormanından, davalı Atlas Köy Tüzel kişiliğinin Orman Yönetimine başvurarak makta kesimi istediğini ve el atarak kesim yaptığını belirterek, davalı köyün el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece, 14.12.2000 günlü kararla davanın kabulüne, davacı köyün hudutları dahilinde kalan 01.10.2000 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen sahaya davalı köy tüzelkişiliğinin el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hükmün davalı Atlas Köy Tüzelkişiliği tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2002 gün ve 2000/6702-153 sayılı kararı ile bozulmuştur.
20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: Ormanların kullanılmaları, korunmaları ve gözetimlerinin Orman Yönetimine bırakıldığını, 6831 Sayılı Yasanın 6/1. maddesinde devlet ormanlarına ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılacağının belirtildiğini, aynı yasanın 31 ila 39. maddelerinde mülki sınırları içinde devlet ormanı bulunan köylerin ve o köy halkının bu ormanlardan nasıl yararlanabileceği hususunun düzenlendiğinin, bu hükümlere göre ormandan yararlanma Orman Yönetiminin iznine ve belli kurallara bağlandığını, yasa koyucunun bu hükümlerle ormandan yararlanmada sınırı içinde bulunduğu köye bazı öncelikler tanımış ise de, 32. maddede öngörüldüğü gibi mülki sınırları içerisindeki yeterli ve verimli ormanı bulunmayan köylerin durumlarını da gözettiğini orman alanında istihsal amaçlı kesim izni verme yetkisinin Orman Yönetimine ait bulunduğu, ormandan yararlanma hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde köy sınırlarının bir önem taşımadığı gözetilerek davacı köy tüzelkişiliğinin davasının reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davalı Atlas Köyü Tüzelkişiliğine istihsal amaçlı izin verilen (A) harfi bölüme yönelik davacı Köy Tüzelkişiliğinin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı İnegazi Köy Tüzelkişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu ormandan davalı Atlas Köy Tüzelkişiliğine istihsal amaçlı izin verildiği, Orman Yönetimi yazısı ve ilgili belgelerden anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Kanunun, 30 Mayıs 2000 tarih 24064 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe giren 4570 Sayılı Kanunla değişik 34. maddesinin uygulanmasına ait 290 sayılı tebliğin (25.10.1988 tarihli 282 sayılı tebliğ ve ekleri yürürlükten kaldırılmış ve 290 sayılı tebliğ yürürlüğe konmuştur.) köylü Pazar satışı yakacak odun hakkının verilmesi ile ilgili esaslar bölümünün, 2.1.1 - işin tevziinde dikkat edilecek hususlar bölümünde üretim yapılacak devlet ormanı hangi köy veya kasaba mülki hudutlarında kalıyor ise o köylülere veya kasabalılara ya da kooperatiflerine üretim işi verilecektir, Bu köylüler ve kasabalılar veya bu köye ve kasabaya ait kooperatifler üretim işini yapmıyor veya yapamıyorlarsa durum tebligat ve tutanakla tesbit edildikten sonra civar köylüler veya civar köylerdeki kooperatifler için üretim işi ilan edilecektir. Civar köylerden de üretim işine talip çıkmaz ise durum yine tutanakla tesbit edilecek, daha sonra diğer yerlerden gelen ve üretim işine talip olan gerçek kişilere veya kooperatiflere üretim işi yaptırılacaktır denmektedir.
Bozma kararından önce mahkemece yapılan keşifte dinlenen uzman orman ve fen bilirkişi ortak düzenledikleri rapor ve krokilerinde; her iki köy arasındaki hudutları gösteren 07.07.1937 tarih 971 karar nolu hudutnamenin uygulanması sonucunda dava konusu (A) harfi bölümün amenajman haritasında 355/2 nolu orman kesim bölgesini kapsayan kesim olup, davacı İnegazi Köyü idari hudutları içerisinde kaldığını belirtmişlerdir.
6831 Sayılı Orman Kanununun 4570 Sayılı Kanunla değişik 34. maddesine ve 34. maddenin uygulanmasına ait 290 sayılı tebliğin, ikinci bölüm ve 2.1.1 - izin tevziinde dikkat edilecek hususlar bölümünde; üretim yapılacak Devlet ormanı hangi köy veya kasaba mülki hudutlarında kalıyor ise o köylülere veya kasabalılara ya da kooperatiflerine üretim işinin verileceğinin belirtilmesine, mahkemece yapılan uygulama sonucunda, amenajman haritasında 355/2 nolu orman kesim bölgesini kapsayan dava konusu (A) harfli bölümün davacı köy tüzelkişiliği hudutları dahilinde kaldığının anlaşılmasına göre, Orman Yönetimince 6831 Sayılı Yasanın 34. maddesi ve 290 Sayılı tebliğde belirtilen prosedüre uymadan davalı Atlas Köy Tüzelkişiliğine istihsal amaçlı izin verilmesinin ve davalı köyün de el atarak kesim yapmasının usul ve yasaya uygun düşmediği kabul edilerek, davalı Köy Tüzel kişiliğinin davacı Köyün hudutları dahilinde kalan dava konusu (A) harfli bölüme yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, 6831 Sayılı Yasanın 34.maddesinde yapılan değişiklik ve bu maddenin uygulanmasına ait 290 Sayılı tebliğ değerlendirilmeden ve maddi yanılgıya dayalı olduğu ve maddi yanılgıya dayalı bozma kararının usulü kazanılmış hak da oluşturmayacağı gözönünde bulundurularak 22.01.2002 gün ve 2001/6702-153 sayılı Daire bozma kararına uyularak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece 14.12.2000 günlü ilk kararda direnildiği yönünde karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, köy tüzel kişilikleri arasında ormandan yararlanma hakkından kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
İşin esasına girişilmeden evvel, mahkemece verilen kararın Hukuk Genel Kurulunca incelenmesi olanaklı bir karar, kısacası direnme kararı niteliğinde olup olmadığının ön sorun olarak ele alınarak çözümü gerekmektedir.
Davacı köy tüzel kişiliği, davalı köy tüzel kişiliği aleyhine yararlanma hakkına dayanarak el atmanın önlenmesi istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkeme 14.12.2000 günlü ilk kararında davanın kabulü ile müdahalenin menine karar vermiş; bu hüküm davalı köy tüzel kişiliğinin temyizi üzerine Özel Dairece 22.01.2002 gün ve 2001/6702 -2002/153 sayılı ilamla; ayrıntısı yukarıda başlık bölümünde yer alan bozma ilamında açıklandığı üzere davanın reddi gerektiği ifade edilerek kesin bozmaya konu edilmiştir. Davacı tarafın daire kararına karşı karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
Davacı taraf direnme, davalı taraf bozmaya uyulması yönünde beyanda bulunmuşlar; Mahkemece 13.11.2002 tarihli celsede verilen ara kararıyla: bozma ilamındaki gerekçeler usul ve yasaya uygun görülmekle uyulmasına karar verilip yargılamaya devam olunmuş ve beyanlar alındıktan sonra 13.11.2002 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davacı yanca temyizi üzerine bu kez Özel Daire, yukarıda başlık bölümünde tümü yansıtılan 21.10.2003 gün ve 8423-7353 sayılı bozma ilamında gösterilen nedenlerle ilk bozmanın maddi hataya dayandığını, buna uyulmasının doğru olmadığını belirterek davanın kabulü yönünde kesin bozma gerekçesine de yer vererek hükmü bozmuş; davalı yanın karar düzeltme istemini de reddetmiştir.
Davacı taraf uyma, davalı taraf direnme kararı verilmesini istemiş; Mahkeme (bozma ilamındaki gerekçeler usul ve yasaya uygun görülmekle son bozma ilamına uyulmasına) karar vererek, ilk bozma ilamı olan 22.01.2002 tarihli ilama karşı ve o ilamla bozulan 14.12.2000 tarihli kararında direndiğini ifadeyle davayı kabulle sonuçlandırmıştır.
Öncelikle belirtelim ki, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429/2 maddesinde bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemler açıklanmıştır. Buna göre mahkeme, temyiz edenden 434 madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip, dinledikten sonra Yargıtay'ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verecektir.
Mahkemece tarafların beyanlarının alınıp bozmaya uyulmasına da karar verildikten sonra yapılacak iş; bozma gereklerinin yerine getirilmesi olmalıdır. Nitekim mahkeme ilk bozma kararına açıklanan şekilde uymuş ve sonuçta davanın reddine karar vermiş; bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine bu kez dairece davanın kabulü gerektiği yönünde bozularak; dosya mahkemesine geldikten sonra aynı işlemler yapılmış; bu son bozmaya açıkça uyulmuş; ancak daha önce uyma kararı verilen ve gerekleri de yerine getirilen ilk bozma ilamına dönülerek, bu ilama karşı ilk kararda direnildiği ifade edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şu durumda; ortada bir direnme kararı bulunmamaktadır. Mahkemece bozma ilamlarına uyularak verilen kararın direnme olarak adlandırılması, bu şekilde kabulünü gerektirmemektedir. Bu ön sorunun varlığı nedeniyle esasa ilişkin temyiz itirazları Hukuk Genel Kurulunca incelenmemiş; direnme niteliği taşımayan kararın incelenmesi için dosyanın temyiz inceleme mercii olan 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: Ön sorunun kabulü ile ortada direnmeye ilişkin bir karar bulunmadığından dosyanın davalı vekilinin temyiz istemleri değerlendirilmek üzere 20.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 15.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy