(818 S. K. m.83/2) (6570 geçici m.7/1)
Taraflar arasındaki "kira parasının tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 8.5.2002 gün ve 2001/682 E., 2002/255 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 30.9.2002 gün ve 9593-10591 sayılı ilamiyla; (...Davacı, 1.10.2001 tarihinden itibaren aylık kira parasının net 250.000.000 lira olarak tespitini istemiştir.
Davalı, eskiden beri kiracı olduğunu 1.10.1999 tarihli sözleşme ile aylık kira bedelinin 200 DM karşılığı Türk parası ile ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmede aylık kira bedelinin (DM) olarak belirlenmesi halinde hak ve nesafet kuralları uyarınca tespit istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Borçlar Kanunu madde 83. f.2 uyarınca borcun yabancı para ile ödenmesinin kararlaştırılması halinde, kira parasının sözleşmeye uygun olarak yabancı para ile ödenmesi gerektiğinde şüphe yoktur.
Taraflar arasında kira parasının miktarında uyuşmazlık bulunup, kira parasının tespiti dava yoluyla talep edildiğinden dava reddedilmeyip kira parasının tespitine karar verilmelidir.
Davalı, ihtarnameye verdiği cevapta çok uzun süreden beri kiracı olduğunu bildirmektedir.Dosya içerisinde bulunan sözleşme ise 1.10.1999 tarihinde yapılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; en son yapılan 1.10.1999 tarihli sözleşmenin, o dönem için emsallere, hak ve nesafete uygun olarak düzenlenip-düzenlenmediğini tespit etmektedir.Şayet hak ve nesafeti yansıtan bir sözleşme ise endeks uygulanmak suretiyle (%65'te sınırlı endeks) aksi halde, hak ve nesafet kuralları uyarınca 18.11.1964 gün 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan hususlar gözetilerek kira parası belirlenmelidir. Bunun için bilirkişi kurulu oluşturularak (Hukukçu, mülk, mühendis) rapor alınmalı, hak ve nesafete göre kira parası belirlenecek ise kiralananın tespit tarihi itibariyle yeniden boş olarak getirebileceği kira parası bilirkişilerce saptanmalı, bu miktar dikkate alınarak mahkemece resen hak ve nesafete uygun kira parası tespit edilmelidir.
O halde, yeni dönemde kira parasının tespitinin istenmesi halinde sözleşmedeki kiranın yabancı para karşılığı ödenmesine ilişkin hükmünün yenilendiği kabul edilemez.Bu nedenle hakim anılan İçtihadı Birleştirme Kararında öngörülen sınırlamayı yaparken (davalı kiracının bu yönde açık bir kabulü bulunmadığı sürece) Borçlar Kanunu mad.83. f-1. hükmü uyarınca kira parasını Türk lirası olarak takdir etmek ve sözleşmede yer alan boşluğu ona göre doldurmak durumundadır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın yeni dönemde getirebileceği kira parası Türk lirası olarak saptanmalı ve son dönem kira parası DM tutarından az olmayacak şekilde uygun kira parası lira olarak mahkemece tespit edilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN :Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 01.10.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kira parasının aylık 200 DM. kararlaştırılmış olup, mecurun konumu ve emsal kira bedelleri karşısında yetersiz kaldığını ileri sürerek, yeni kira dönemi başlangıcı olan 01.10.2001 tarihinden itibaren kira bedelinin net 250.000.000 TL.'ye çıkarılarak, tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşme ile yabancı para cinsinden kararlaştırılan kira parasının, rayiç kira bedellerinden fazla olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, sözleşmede yabancı para cinsinden kararlaştırılan kira parasına; 01.10.2001 tarihinde başlayan yeni dönemde ayrıca yıllık artışın uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'a 4531 sayılı Yasanın 1.maddesi ile eklenen geçici 7.maddenin birinci fıkrasında 2000 ve 2001 yılı kira artış oranları düzenlendikten sonra ikinci fıkrada, "Kira parasının yabancı para veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ayrıca yıllık artış uygulanmaz" hükmü öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında, yasanın yalnızca 2000 ve 2001 yıllarına ait kira paralarını sınırladığı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda tespiti istenen dönemin başlangıç tarihi 01.10.2001 olduğuna göre, 4531 sayılı Yasa'nın 1.maddesinin amir hükmü gereği kira parasının bu dönemde artırılmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, taraflar arasında 200 DM. Olarak kararlaştırılan kira parasının, 01.10.2001 tarihinde başlayan yeni kira döneminde 250.000.000 TL. olarak tespiti isteminin mahkemece reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Direnme kararı bu nedenle onanmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,18.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy